20.6 C
İstanbul
15 Haziran 2024, Cumartesi
spot_img

Bayram Öncesi Emekliler Buruk

(İSTANBUL) – Kurban Bayramı alışverişi için İstanbul’da Eminönü’ne gelen emekli vatandaşlar, fiyatların yüksek olduğundan ve aldıkları maaşlarla geçinemediklerinden yakındı. Verilen ikramiyeyi bir sadaka olarak gördüklerini, hayat pahallılığına herhangi bir olumlu katkısı olmadığı dile getiren vatadandaşlar, durumlarından dert yandı.

Emekliler İkramiye için Ne Diyor?

ANKA Haber Ajansı’nın sorularını yanıtlayan emekliler, geçim sıkıntısını ve düşündüklerini anlattı.

“Türkiye iflas ediyor, battı”

Emekli Nurettin Akgül (77), “Emekliye bir şey vermediler” diye tepkisini dile getirdi. Akgül, şunları söyledi:

“3 bin lira bayram ikramiyesi verdiler, sadaka verir gibi. Benim üç tane torunum var. Üç tane torunumu ben sevindiremezsem… Her şey pahalı, ateş pahası, alışveriş yapamıyoruz. Geldik ama boşuna. Ta karşıdan, Ataşehir’den geldik buraya biz, belki burası ucuzdur diye. Karşıyla buranın bir farkı yok. Her şey pahalı. Bu şartlar altında nasıl geçinelim? Hiç bizi düşünmüyorlar, emekliyi düşünmüyorlar. Ben 77 yaşındayım, halen çalışıyorum. Çalışmak zorunda kalıyorum. Niye, rahat geçinebilmem için ama yine de yetmiyor. Kirada değilim, ev kendimin. Buna rağmen geçinemiyorum. Yani bu pahalılık vatandaşın canına tak dedi. Türkiye iflas ediyor, battı.”

“Bayram alışverişini biz unuttuk artık”

Emekli Tayfun Baykal da eski yaşantısını aradığını söyledi.

Baykal, “20 senedir bekleye bekleye ömrümüz refah etmeyecek. Hiçbir şekilde istediğimiz gibi yaşayamıyoruz. Dua ediyoruz, inşallah çocuklarımız gelecekte bizim bu yaşadığımız günleri görmesin. Kendi özel ihtiyacım için geldim. Bayram alışverişi falan biz unuttuk artık maalesef. Bizim elimize geçen emekli memur maaşlarıyla maalesef ne kurban kesebiliriz ne bayram alışverişi yapabiliriz ne çoluğumuza çocuğumuza bayram hediyesi alabiliriz. Mümkünü yok bunun” dedi.

“Eskiden bayramlarda Eminönü renkli olurdu”

Emekli Kazım Uçar, Eminönü’ndeki fiyatların çok pahalı olduğundan dert yakındı. Uçar, şunları dile getirdi:

“Şeker, leblebi ve lokum almaya geldim. Bin TL bütçe ayırdım. Yetmez. Çok pahalı çünkü. Torunlar ve genç oğlanlar gelecek ziyarete. Şu anda geçinmek çok zor. Her şeyden kısıyoruz. Böyle gitmemesi lazım. Ankara’nın değişmesi lazım, gençleşmesi lazım. Yöneticilerin özellikle gençleşmesi lazım. Ekonomi anlamında önce tarıma önem verilmesi lazım çünkü hep yurt dışından gemilerle geliyor Türkiye’ye. Biz memlekette domatesi yapıyoruz, satmaya kimse yok. Alan yok, gelen yok. Traktörle geri sürüyoruz. Gemilerle yurt dışından geliyor; görüyoruz, izliyoruz limanlarda. Onun için köye gidiyoruz ağustosta. Konserve yapıyoruz, kışı atlatalım diye” şeklinde konuştu.

“Paranın değeri yok”

Hem emekli olduğunu hem de bir güvenlikte çalıştığını söyleyen Remzi Korkmaz, “Bayram alışverişi için geldik. Tabii her şey pahalı. İş var, paranın değeri yok. 10 bin lira emekli ücreti alıyorum. Alıyoruz para ama paranın değeri yok. Fiyatlar almış başını gidiyor, pahalı. Normal hayatta çok şeylerden kısıyoruz. İstediğimizi alamıyoruz eskisi gibi. 2019’a kadar iyiydik, 2019’dan bu yana zorlaştı. Hayat şartları şu anda bayağı ağır” dedi.

“Emeklinin asgari ücretle bir olması lazım”

Muhittin Çıtır isimli emekli, emekli maaşlarının düşüklüğünü anlatarak şunları söyledi:

“10 bin lira aylıkla ne olur? Emeklinin asgari ücretle bir olması lazım değil mi? Bin lira, bir günlük. Zaten devletin yanlışı da bu, başka yanlışı da yok ki. Orduluyum, fındığa gidiyorum. Fındığım var biraz. Ondan sonra buraya geliyorum. Benim hanımım emekli olamadı ki. Ben oldum anca. Pazarda hangisi en uygunsa onlara gidiyorum. Sigaram yok, içkim yok, en ufak masrafım yok. Olsun yapabilir misin? 10 bin lira aylıkla her tarafa gidebilir misin? Ne kadar gidersin, biliyor musun? Bir hafta gidersin, ondan sonra ortada kalırsın. Bunun elektriği, suyu, doğal gazı, faturaları yok mu? Kurban Bayramı geliyor, 3 bin lira vereceğine 5 bin lira yap. Asgari ücretliyle emekliyi bir yap.”

“Milletin yüzde 90’ı aç, sürünüyor”

Emekli Mehmet Büyükbulut, “Alışverişe geldik ama para yok” dedi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“11 bin lira maaş alıyorum. Neyini alacaksın, ne yiyeceksin, ne içeceksin? Maaşla yiyip içmiyorsun. Bir şey alabilir misin, imkansız. Hayat şartları zor. Geçinmek zor. 11 bin lirayla hangi adam geçiniyor? Fiyatlara bakacak para yok. Fiyatlar pahalı ama para yok alacak. En başta etinden, yağından kısacaksın. En ucuz meyve 40-50 lira, bir kıvırcık 30 lira, patates 20-25 lira; daha bunun kısması var mı? Gerçek bu. Bu gidişle ölene kadar kurtuluş yok. Ekonominin düzelmesi için bol bol kendi malını kendin üreteceksin. Dışarıya bağımlı olmayacaksın. Başka bir şey yok. Milletin yüzde 90’ı aç, sürünüyor. Torun var. İkramiye alıyorsun 3 bin lira. Çevir çevir harca. Bir Ankara’ya gitmeye kalksan bir kişi, yol parası bin 500 lira.”

Haber Masası
Haber Masası
Aradığımız gerçek, bulduğumuz ve bildiğimiz, güvendiğimiz yegane şey gerçek. Yol TV halkındır ve her dem gerçek!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK HABERLER

BİZİ TAKİP EDİN

156,722BeğenenBeğen
1,994TakipçiTakip Et
19,421TakipçiTakip Et
- Reklam -

EN SON HABERLER