Türkiye, her yaz mevsiminde tekrarlanan ve adeta kronik bir yönetim krizine dönüşen orman yangınları felaketiyle bir kez daha yüzleşiyor.
HABER MASASI – Aydın, Balıkesir, İzmir, Kütahya ve Adıyaman başta olmak üzere ülkenin pek çok noktasından yükselen alevler hektarlarca yeşil alanı küle çevirirken, söndürme çalışmalarındaki koordinasyonsuzluk ve ekipman eksikliği kamuoyunda tepkileri büyütüyor. Vatandaşlar tahliye edilen mahallelerde can ve mal güvenliği mücadelesi verirken, yetkililerin her felaket sonrası tekrarladığı teselli açıklamaları sahada yaşanan çaresizliği örtmeye yetmiyor.

Yetersiz Müdahale Ve Havadan Destek Zafiyeti
Aydın’ın Çine ilçesinde Madran Dağı eteklerinde çıkan yangının rüzgarın etkisiyle yerleşim yerlerine dayanması, Balıkesir’in Gömeç ilçesinden başlayıp İzmir’in Bergama sınırına kadar dayanan yangın felaketi, müdahale kapasitesinin yetersizliğini bir kez daha gözler önüne serdi. İklim krizinin etkileri ve aşırı sıcaklar aylardır bilinmesine rağmen, yangın sezonu öncesinde gerekli havadan söndürme filosunun kurulmaması alevlerin kontrolden çıkmasına zemin hazırladı. Gece saatlerinde görüş mesafesinin düşmesiyle duran hava müdahaleleri, yangınların geniş alanlara yayılmasına neden olurken yerel halk kendi imkanlarıyla alevlere karşı barikat kurmak zorunda kaldı.
Kurumlar Arası Koordinasyonsuzluk Ve Sahadaki Mağduriyet
Tarım ve Orman Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen söndürme çalışmalarında AFAD, İçişleri Bakanlığı, Devlet Su İşleri, UMKE, İl Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma ekipleri görev alsa da sahadaki sevk ve idare aksaklıkları dikkat çekiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Aydın Büyükşehir Belediyesi ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri sahadaki tüm güçleriyle yangına müdahale ederken, yerel yönetimlerin imkanlarının merkezi idare tarafından etkin şekilde entegre edilmemesi zaman kaybına yol açıyor. Kütahya ve Adıyaman’da meydana gelen örtü ve orman yangınlarında da görüldüğü üzere, sadece yangın çıktıktan sonra müdahale etmeye dayalı kriz yönetimi anlayışı orman varlığının yok oluşunu önleyemiyor.
Rant Şüpheleri Ve Kalıcı Önlem Eksikliği
Her yangın sonrası “Tüm imkanlar seferber edildi” açıklaması yapan iklim ve çevre yönetiminin, yanan alanların yeniden ağaçlandırılması ve korunması konusunda şeffaf bir politika izlememesi kamuoyundaki güvensizliği artırıyor. Yangın risk haritaları belirliyken orman köylülerinin desteklenmemesi, yangın emniyet şeritlerinin açılmaması ve personel eksikliğinin giderilmemesi gibi temel ihmaller felaketi davet ediyor. Ülkenin akciğerleri küle dönerken, sistemli bir önleme stratejisinin hayata geçirilmemesi orman yangınlarının kader değil, bir yönetim zafiyeti olduğunu açıkça kanıtlıyor.
