Komedyen Deniz Göktaş, “Ölü Deniz” adını taşıyan stand-up gösterisinin ardından başlayan soruşturma kapsamında, “dini değerleri aşağılama” ve “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.
HABER MASASI – Dün havalimanında pasaport kontrolü esnasında gözaltına alınan Göktaş, sabah saatlerinde sevk edildiği savcılığın ardından çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ve dini pratiklere yönelik mizahi ifadelerinin eleştiri sınırını aştığı iddiasıyla sorgulanan komedyen, üzerine atılı suçlamaları reddetti. Mahkeme, savunmalara rağmen tutuklama kararı vererek Deniz Göktaş’ı, yüksek güvenlikli koşulları ve ihlale varan aşırı sıkı tedbirleri nedeniyle “Kuyu Tipi” olarak adlandırılan Çorlu Karatepe Cezaevi’ne sevk etti.
Türkiye Ve Uluslararası Kamuoyundan Sert Tepkiler Yükseldi
Deniz Göktaş’ın tutuklanması, hem yurt içinde hem de uluslararası alanda geniş bir yankı uyandırarak büyük bir tepki dalgasına yol açtı. Türkiye’deki meslektaşları, mizah yazarları ve çok sayıda sanatçı, kararın ifade özgürlüğüne ve sanata indirilmiş ağır bir darbe olduğunu savunarak sosyal medyada dayanışma kampanyaları başlattı. Hukuk örgütleri ve insan hakları savunucuları ise eleştiri ve mizahın suç sayulamayacağını vurgulayarak, tutuklama kararının hukuki değil siyasi bir hamle olduğunu ileri sürdü.
Kararın yankıları sınırları aşarak uluslararası kamuoyunun da gündemine oturdu. Uluslararası Pen Kulübü (PEN), Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) ve Amnesty International (Uluslararası Af Örgütü) gibi kuruluşlar peş peşe açıklamalarda bulundu. Bu kurumlardan yapılan ortak vurguda, Türkiye’de sanatsal ifade özgürlüğünün giderek daraldığına dikkat çekilerek Göktaş’ın derhal serbst bırakılması çağrısı yapıldı. Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu’ndan bazı yetkililer de kararın demokratik standartlarla ve temel haklarla bağdaşmadığını belirterek, Türkiye’deki yargı bağımsızlığına ilişkin endişelerini dile getirdi.
