İbrahim Kartay dosyasını yeniden gündeme taşıyan Cumartesi Anneleri, 1109. hafta buluşmasında gözaltında kaybetme suçunun devletin etkin soruşturma yükümlülüğünü yerine getirmediği sürece devam ettiğini vurguladı.
HABER MASASI – Hakikati açığa çıkarmayan ve failleri koruyan hiçbir adli sürecin tamamlanmış sayılamayacağını belirten hak savunucuları, 32 yıldır akıbeti gizlenen Kartay için etkili, bağımsız ve tarafsız bir soruşturma yürütülmesi çağrısında bulundu.
Gözaltına Alındığı Köy Meydanında Gizlendi
Diyarbakır’ın Hani ilçesine bağlı Gömeç Köyü’ne 15 Ağustos 1994 tarihinde sabahın erken saatlerinde yüzlerce asker tarafından operasyon düzenlendi. Köylüleri meydanda toplayarak köyün boşaltılmasını isteyen askeri yetkililer, insanların eşyalarını ve gıda maddelerini almasına izin vermeden evleri ateşe verdi. Evlerin yakılması üzerine 29 yaşındaki İbrahim Kartay, altı aylık hamile eşi Salime Çakır’a üç küçük çocuğunu alarak köyden uzaklaşmasını söyledi. Kendisi ise eve dönerek bir miktar yiyecek aldıktan sonra ailesine ulaşmak üzere yola çıktı ancak kısa bir süre sonra askerler tarafından gözaltına alındı. Köy çıkışında bekleyen eşine köylüler tarafından İbrahim Kartay’ın gözaltına alındığı bilgisi verildi.
Karakoldan Tehdit Ve Silahlı Engelleme
Çocuklarıyla birlikte komşu bir köye sığınan Salime Çakır, eşinden haber alabilmek umuduyla on gün bekledikten sonra kayınpederi Kadri Kartay ile birlikte Hani Cumhuriyet Savcılığı’na başvurdu. Savcılıktan sonuç alamayan aile Hani Jandarma Karakolu’na gittiğinde kendilerine, “Oğlunu serbest bıraktık, nerede olduğunu bilmiyoruz” yanıtı verildi. Bir süre daha bekleyen baba yeniden karakola gittiğinde ise üzerine ateş açıldı ve oğlunu bir daha sormaması için tehdit edildi. Bu süreçte komşu köylerden bir kişi aileye ulaşarak, sekiz gün boyunca İbrahim Kartay ile aynı yerde gözaltında tutulduğunu ve Kartay’ın kendisine, “Aileme ve akrabalarıma haber ver, beni öldürecekler” dediğini aktardı. Gözaltı tanıklıklarına rağmen resmi makamlar İbrahim Kartay’ın gözaltına alındığını inkâr etti.
Toplu Mezarda Yapılan Kazı Ve DNA Eşleşmesi
İbrahim Kartay’ın kaybedilmesinden 21 yıl sonra, bir mezarlık bekçisinin Hani ilçe mezarlığının yanındaki elektrik trafosunun yakınlarında gömülmüş olabileceğine dair verdiği bilgi üzerine hukuki süreç yeniden hareketlendi. Kartay’ın eşi ve oğlu, İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi (İHD) aracılığıyla Hani Cumhuriyet Savcılığı’na başvurdu. Savcılık talimatıyla 3 (üç) Haziran 2015 tarihinde gerçekleştirilen kazıda kemik ve giysi parçalarına ulaşıldı. Adli Tıp Kurumu’na gönderilen numuneler üzerinde yapılan incelemeler sonucunda, hazırlanan raporda kemiklerin aileden alınan DNA örnekleriyle eşleşmediği açıklandı.
Adalet Arayışı 32 Yıldır Sonuçsuz Kaldı
Aradan geçen 32 yıla rağmen İbrahim Kartay’ın akıbeti açığa çıkarılmadı ve sorumlular yargı önüne çıkarılmadı. Cumartesi Anneleri, cezasızlığa yol açan uygulamalara son verilmesini talep ederek suçun faillerinin, emir verenlerinin ve suçu gizleyenlerin tespit edilmesi için devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmesi gerektiğini hatırlattı.

