26.4 C
İstanbul
17 Temmuz 2026, Cuma

Sivas Katliamı Davası AİHM’e Taşındı: Anayasa Mahkemesi 12 Yıldır Sessiz

Haber Masası
Haber Masası
Aradığımız gerçek, bulduğumuz ve bildiğimiz, güvendiğimiz yegane şey gerçek. Yol TV halkındır ve her dem gerçek!

Sivas Katliamı davasında Anayasa Mahkemesi’nin 12 yıldır tek bir karar dahi vermemesi üzerine iç hukuk yollarının fiilen tükendiğini belirten mağdur aileleri ve avukatları, adaleti uluslararası arenada aramaya karar verdi.

HABER MASASI – 2 Temmuz 1993 tarihinde aralarında Metin Altıok, Behçet Aysan ve Hasret Gültekin’in de bulunduğu 33 aydın, yazar ve sanatçının gericiler tarafından katledilmesinin üzerinden geçen 33 yıla rağmen, faillerin korunması ve cezasızlık politikasının sistematik bir şekilde sürdürülmesi nedeniyle tarihi bir adım atılarak dosya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşındı.

Katliamda hayatını kaybedenlerin yakınları Eren Aysan, Zeynep Altıok ve Mazlum Çimen adına yapılan başvuruyla, yaşanan yapısal hak ihlallerinin tespiti ve evrensel hukukun gereğinin yapılması talep edildi. Davanın avukatları Dr. Günal Kurşun, Zahide Beydağ Tıraş Öneri ve Deniz Özbilgin tarafından yapılan ortak açıklamada, bugüne kadar verilen zamanaşımı kararlarıyla adaletin önüne set çekildiği vurgulandı.

Anayasa Mahkemesi Süreci Oyalama Mekanizmasına Dönüştü

Ulusal düzeyde adalet umudu olan Anayasa Mahkemesi (AYM) sürecinin tam bir oyalama mekanizmasına dönüştüğüne dikkat çekilen ortak açıklamada, yüksek yargının davanın tarihsel önemine tezat oluşturan tavrı eleştirildi. Sivas davasının 2014 yılında Anayasa Mahkemesi önünde görüşülmeye başlandığını hatırlatan avukatlar, yüksek mahkemenin önündeki dosyanın ağırlığına rağmen 12 sene boyunca tek bir karar dahi veremediğini belirtti. Anayasa Mahkemesi’nin bu kabul edilemez suskunluğunun ve dosyayı karara bağlamaktan imtina etmesinin, Türkiye’deki iç hukuk yollarının artık fiilen tüketildiğinin ve etkisizleştiğinin en somut kanıtı olduğu ifade edildi.

İnsanlığa Karşı İşlenen Suçlarda Zamanaşımı Olamaz

Sivas Katliamı’nın örgütlü bir biçimde yürütülen, belli bir toplumsal grubu, Cumhuriyet rejimini ve demokrasiyi hedef alan, insanlığın ortak vicdanına karşı işlenmiş bir “İnsanlığa Karşı Suç” olduğunun altı çizilen açıklamada kararlılık mesajı verildi. Adalet saraylarının koridorlarında inşa edilen cezasızlık zırhına karşı asla teslim olunmayacağını belirten hukukçular, Anayasa Mahkemesi’nin adaleti askıya aldığı bu noktada AİHM’e yapılan başvurunun sadece geçmişin faillerini yargılatma mücadelesi olmadığını dile getirdi. Bu adımın aynı zamanda Türkiye’de insan haklarının, hukukun üstünlüğünün ve evrensel adalet ilkelerinin yeniden tesisi için atılmış tarihi bir hamle olduğu aktarılarak, insanlığa karşı işlenen bu suçun unutturulmasına ve hukuken örtbas edilmesine izin verilmeyeceği kamuoyuna saygıyla duyuruldu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK HABERLER

BİZİ TAKİP EDİN

289,397BeğenenBeğen
2,317TakipçiTakip Et
20,344TakipçiTakip Et
1,237AboneAbone Ol
- Reklam -

EN SON HABERLER