Avrupa Parlamentosu (AP), Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik yaptırım çağrılarının da yer aldığı Türkiye raporunu resmi olarak onayladı.
HABER MASASI – İspanyol parlamenter Nacho Sanchez Amor tarafından kaleme alınan rapor, genel kurulda yapılan oylamada 107 hayır ve 171 çekimser oya karşı 381 evet oyuyla kabul edildi. Demokratik gerileme ve insan hakları ihlalleri gerekçesiyle hazırlanan metin, Gürlek ve kayyum atamalarında rol oynayan yetkililere karşı kısıtlayıcı tedbirler alınmasını talep ediyor. Kabul edilen bu metin, AB organları için doğrudan yasal bir bağlayıcılık taşımayıp tavsiye niteliği barındırıyor.
Raporda Katılım Süreci Ve Bakan Gürlek Hedef Alındı
Onaylanan raporun 21. paragrafında, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) katılım sürecinin Kopenhag kriterlerinden uzaklaşılması nedeniyle 2018 yılından bu yana donmuş olduğu hatırlatıldı. Mevcut koşullarda sürecin yeniden başlamasının imkansız olduğu belirtilirken, AB Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi kapsamında kısıtlayıcı tedbirlerin devreye sokulması istendi. Raporda, eski İstanbul Başsavcısı ve mevcut Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanı sıra devletin baskıcı mekanizmalarında ve kayyum atamalarında anahtar rol oynayan kişilerin AB’deki varlıklarının dondurulması gerektiği savunuldu. Metinde ayrıca Gürlek’in bakanlık görevine getirilmesinden duyulan rahatsızlık açıkça ifade edilerek, kendisinin kariyeri boyunca siyasi bir gündem takip ettiği iddia edildi.
Dışişleri Bakanlığı Karara Sert Tepki Gösterdi
Raporun kabul edilmesinin ardından Dışişleri Bakanlığı yazılı bir açıklama yayınlayarak suçlamaları kesin bir dille reddetti. Kararın Türkiye-AB ilişkilerindeki mevcut olumlu atmosferi sabote etmek amacıyla hazırlandığını savunan Dışişleri Bakanlığı, raporun gerçeklerden kopuk, temelsiz iddialara ve yanlış bilgilere dayandığını belirtti. Yapılan açıklamada, bağımsız Türk yargısının işleyişine dışarıdan müdahale edilmesinin kabul edilemez olduğu vurgulanarak, Avrupa Parlamentosu’nun terör örgütlerine ve Türkiye karşıtı çevrelere zemin hazırlayan ideolojik bir tutum sergilediği öne sürüldü.
