29.8 C
İstanbul
17 Temmuz 2026, Cuma

Demokratik Dönüşüm Konferansı’nda İkinci Yüzyılın Vizyonu Tartışıldı

Haber Masası
Haber Masası
Aradığımız gerçek, bulduğumuz ve bildiğimiz, güvendiğimiz yegane şey gerçek. Yol TV halkındır ve her dem gerçek!

İki gün sürecek olan​ “Kimin Cumhuriyeti, Nasıl Bir Gelecek?” başlıklı panel-forum düzenlendi.

HABER MASASI – İstanbul’da gerçekleştirilen “İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı”nın birinci günü, moderatörlüğünü Nuray Türkmen’in üstlendiği “Kimin Cumhuriyeti, Nasıl Bir Gelecek?” başlıklı panel-forum ile tamamlandı. Etkinlikte araştırmacı-yazar İrfan Çağatay, gazeteci-yazar Ali Duran Topuz, HDP 27. Dönem İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, hak savunucusu Levent Ayaşlıoğlu ve ilahiyatçı-yazar İhsan Eliaçık birer sunum gerçekleştirdi.

​Lazların Cumhuriyet Tarihindeki Konumu Masaya Yatırıldı

Panelde ilk sözü alan İrfan Çağatay, “Cumhuriyetin Kıyısında: Lazların Deneyimi ve Demokratik Yurttaşlık” başlıklı sunumunda Lazların Cumhuriyet tarihi boyunca tartışmaların merkezinde değil, kıyısında yer aldığını ve bu durumun bir görünmezliğe yol açtığını ifade etti. İnsanların kendilerini ne kadar özgür ve eşit hissettiklerinin önemine değinen Çağatay, Lazcanın kullanımının son 50 yılda ciddi şekilde gerilediğini belirtti. Türkiye’nin ikinci yüzyılında kimliklerin demokrasi ve demokratik yurttaşlık temelinde tanımlanması gerektiğini vurgulayan Çağatay, halkların güçlenmesinin toplumun özgürleşmesini sağlayacağını ve Lazların meselesinin bir Türkiye meselesi olduğunu sözlerine ekledi.

Hegemonik Restorasyon Ve Siyasal Süreç Değerlendirildi

​“Demokratik Umuda Karşı Hegemonik Restorasyon” başlıklı sunumu yapan Ali Duran Topuz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin daha önce yaptığı çağrıdan bugüne uzanan süreci ele aldı. Sürecin Türkiye, bölge ve dünya ölçeğinde farklı dinamiklerle ilerlediğini söyleyen Topuz, Bahçeli’nin çıkışının Suriye başlığıyla bağlantılı olduğunun anlaşıldığını dile getirdi. İlk dönemde dile getirilen “Türk-Kürt tarihsel ittifakının güncellenmesi” fikrinin son aylarda geri plana itildiğini ve sürecin hukuk ile demokrasi zeminine doğru ilerlemediğini savunan Topuz, beklentilerin gerçekleşmediğini ve hedeflenen şeyin başka bir noktaya evrilerek tersine yürüdüğünü belirtti.

Onarıcı Cumhuriyet Ve Kadınların Kurucu Rolü Vurgulandı

Hüda Kaya, “Zulmün Doğrusal Tarihinden Kozmik Uyuma: Onarıcı Cumhuriyet” başlıklı konuşmasında barış, adalet, hakikat ve yüzleşme kavramlarına odaklandı. Adalet olmadan barışın mümkün olamayacağını ve toplumda yaşanan acıların konuşulmadığı yerde hakikate ulaşılamayacağını belirten Kaya, yüzleşmenin önemine dikkat çekti. İntikamın geçmişe, adaletin ise geleceğe baktığını ifade eden Kaya, barışın yalnızca silahların susması değil, onurlu bir cumhuriyet anlamına geldiğini vurguladı. Kaya, yeni cumhuriyet tasavvurunun daha adil, yatay demokrasiye sahip, vicdanlı, ekolojik ve kadınların kurucu olduğu bir yapıda şekillenmesi gerektiğini aktardı.

Zorunlu Göç, Mültecilik Ve Hak Siyaseti Tartışıldı

​“Yerinden Edilmek, Birlikte Yaşamak: Mültecilik ve Hak Siyaseti” başlıklı sunumunda Levent Ayaşlıoğlu, mültecilik ve zorunlu göç meselesini küresel kapitalizmin yarattığı toplumsal kriz bağlamında ele aldı. Toplumun mültecilere yönelik dışlayıcı yaklaşımını “ırksız ırkçılık” olarak tanımlayan Ayaşlıoğlu, bu ayrımcılığın biyolojik temele değil, yaşam tarzları ve toplumsal konumlar üzerinden kurulan bir dışlamaya dayandığını ifade etti. İnsanlık onuruna yakışan bir yaşam için hak siyasetine ve toplumsal adaletin sağlanmasına ihtiyaç duyulduğunu belirten Ayaşlıoğlu, çözümün zamanı ve mekânı yeniden örgütlemekten geçtiğini söyledi.

Medine Sözleşmesi Ve Çoğulcu Toplum Modeli Ele Alındı

Panelin son konuşmacısı İhsan Eliaçık, “Medine Sözleşmesi’nden Demokratik Cumhuriyete Birlikte Yaşam Mümkün mü?” başlıklı sunumuyla Medine Sözleşmesi’nin içerdiği adalet, iyilik, barış, savunma ve inanç özgürlüğü gibi kavramların demokratik bir cumhuriyet için önemli birer referans olabileceğini belirtti. Sözleşmenin çoğulcu yapısına dikkat çeken Eliaçık, herkesin kendi kültürünü ve dilini özgürce yaşaması gerektiğini ifade etti. Demokratik cumhuriyet tartışmasında bu modelin Türkiye için de uygulanabilir olduğunu savunan Eliaçık, bu sözleşmenin hayata geçmesi durumunda Müslümanlığın devletin resmi dini olmayacağını, devletin asıl dininin adalet olması gerektiğini ve anayasadaki tekçilik anlayışının çıkarılması gerektiğini vurguladı.

Sunumların ve soru-cevap bölümünün ardından konferansın ilk günü tamamlandı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK HABERLER

BİZİ TAKİP EDİN

289,397BeğenenBeğen
2,317TakipçiTakip Et
20,344TakipçiTakip Et
1,237AboneAbone Ol
- Reklam -

EN SON HABERLER