Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, resmi sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada ana dil hakkının önemine ve demokratik değerlerle olan ilişkisine dikkat çekti.
HABER MASASI – Mat, ana dili bir insanın kimliği olarak nitelendirirken, farklılıklara saygı gösterilmesinin toplumsal barışın temel taşı olduğunu vurguladı.
AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat’ın açıklamalarının detayları ve öne çıkan başlıklar:
Ana Dil Bir Halkın Hafızası Ve Kültürünün Taşıyıcısıdır
Ana dilin yalnızca bir iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda bir halkın hafızası, kültürü ve kimliğinin en önemli taşıyıcısı olduğunu belirten Hüseyin Mat, insanların kendi ana dillerini özgürce yaşatabilmesi ve gelecek kuşaklara aktarabilmesinin demokratik toplumların en temel göstergelerinden biri olduğunu ifade etti. Bu hakkın evrensel bir nitelik taşıdığını dile getiren Mat, ana dilin “ana sütü kadar hak” olduğunu vurguladı.
Kimlikleri Hazmedemeyenlerle Ortak Yol Yürünmez
Açıklamasında toplumsal barış, eşit yurttaşlık ilkesi ve ortak yaşam iradesine vurgu yapan AABK Eşit Başkanı, farklılıkları tehdit olarak gören ve ana dillere yönelik dışlayıcı ya da incitici bir dil kullanan yaklaşımların bu değerleri zedelediğini belirtti. Demokrasinin ancak karşılıklı saygı, çoğulculuk ve hakların evrenselliği temelinde güç kazanabileceğine işaret eden Hüseyin Mat, “Kimlikleri hazmedemeyenlerle demokrasi mücadelesi verilmez, birlikte yol yürünmez.” ifadelerini kullandı.
Gerçek Demokrasi Farklılıkların Güvence Altına Alındığı Düzendir
Dil üzerinden ayrıştırmayı değil, her yurttaşın kimliğine, kültürüne ve ana diline saygıyı esas alan bir siyasal anlayışı savunmanın ortak bir sorumluluk olduğunu hatırlatan Mat, gerçek demokrasinin farklılıkların bastırıldığı değil, aksine güvence altına alındığı bir düzende hayat bulabileceğini söyledi. Ana diline yönelik tahammülsüzlüğü meşrulaştıran bir anlayışla demokratik değerleri savunmanın mümkün olmadığını belirten Mat; demokrasi mücadelesinin inkârın değil tanımanın, dışlamanın değil eşitliğin, ötekileştirmenin değil birlikte ve onurlu bir yaşamın mücadelesi olduğunu ifade etti.
Hüseyin Mat, eşit yurttaşlık temelinde herkes için daha özgür, daha adil ve daha güçlü bir geleceğin, ancak kimliklere saygı duyan ve farklı dilleri bir ülkenin zenginliği olarak gören bir toplumsal ve siyasal kültürün inşasıyla mümkün olabileceğini belirterek sözlerini tamamladı.
