Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın Çin’e gerçekleştirdiği üç günlük resmi ziyaret, küresel diplomaside son dönemin en büyük hareketliliğine sahne oldu.
HABER MASASI – Dünya basını, iki liderin Pekin’deki Büyük Halk Salonu’nda gerçekleştirdiği baş başa ve heyetler arası görüşmeleri “ekonomi odaklı yeni bir dönemin başlangıcı” olarak yorumladı. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkilerin yapısal stratejik istikrar temelinde ilerlemesi gerektiğini vurgulayarak, 2026 yılının ikili ilişkilerde tarihi bir dönüm noktası olması için çalışmaya hazır olduğunu ifade etti. Donald Trump ise Şi Cinping ile olan kişisel dostluğuna vurgu yaparak, iki dev gücün birlikte dünya için büyük işler başarabileceğini dile getirdi.
Gökyüzünde Milyar Dolarlık İmzalar: 200 Boeing Uçağı
Ziyaretin ekonomi ayağındaki en somut ve dünya basınında yankı uyandıran gelişmesi, havacılık sektöründe uzun yıllardır beklenen dev hamle oldu. Donald Trump, Pekin temaslarının ardından düzenlediği basın toplantısında, Çin’in General Electric motorlarıyla donatılmış 200 adet Boeing uçağı satın alması konusunda kesin bir taahhütte bulunduğunu açıkladı. Trump, anlaşmanın detaylarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bu şimdilik yaklaşık 200 uçaklık bir taahhüt ancak işlerini iyi yaparlarsa bu sayı 750 uçağa kadar çıkabilir” ifadelerini kullandı. Bu gelişme, Boeing için Çin pazarında yaklaşık on yıldır yaşanan durgunluğun ardından gelen en büyük ticari zaferlerden biri olarak nitelendirildi. Anlaşmanın hayata geçmesi durumunda, sivil havacılık tarihinin en büyük hacimli uçak satışlarından birine imza atılmış olacak.
İran Nükleer Krizi ve Hürmüz Boğazı Masada
Zirvenin küresel güvenlik ve enerji koridorlarını doğrudan ilgilendiren en kritik başlığı ise İran ile yaşanan gerilim oldu. İki lider, dünya petrol ticaretinin yaklaşık %20’sinin geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’nın küresel enerji akışının kesintisiz sürmesi adına derhal güvenli ulaşıma açılması gerektiği konusunda ortak bir kararlılık sergiledi. Trump, Fox News kanalına verdiği mülakatta Şi Cinping’in kendisine çok güçlü bir söz verdiğini belirterek, “Şi, İran’a hiçbir askeri teçhizat sağlamayacağını açıkça ifade etti. Bu çok büyük ve güçlü bir açıklamadır” dedi.
Çin Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada da diyalog kapılarının açık tutulması gerektiği vurgulanarak, İran nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alacak, kalıcı ve diplomatik bir çözümün desteklendiği belirtildi. Küresel piyasalar, iki liderin Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasına yönelik verdiği bu ortak mesajı, tırmanan enerji krizini yatıştırabilecek olumlu bir adım olarak değerlendirdi.
