Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), doğanın uyanışını ve umudun tazelenmesini simgeleyen Hıdırellez vesilesiyle anlamlı bir açıklama yayımladı.
HABER MASASI – Alevi inancında Hıdırellez’in insanın doğayla, evrenle ve kendi özüyle kurduğu bağın güçlendiği özel bir zaman dilimi olduğuna dikkat çekilen açıklamada, bu kadim günün aynı zamanda bir arınma eşiği olduğu vurgulandı. Alevi öğretisinde doğanın kutsallığına işaret eden konfederasyon, insanın doğanın bir parçası olarak evrenle uyum içinde yaşama sorumluluğunu hatırlatarak, Hıdırellez’in toprak, su, ateş ve havayla kurulan bağ üzerinden yaşamın bütünlüğünü temsil ettiğini belirtti.

Hızır İnancı: Vicdanın Ve Rehberliğin Simgesi
Açıklamanın merkezinde yer alan Hızır sembolizmi, darda olanların yardımına yetişen ve umudu diri tutan bir hakikat rehberi olarak tanımlandı. Alevi yol ve erkânında Hızır’ın sadece dışsal bir kurtarıcı değil, aynı zamanda insanın özündeki iyiliği, vicdanı ve hak bilincini harekete geçiren bir çağrı olduğu ifade edildi. “Darda kalana Hızır olacak olan bizleriz” mesajının verildiği metinde, Hızır oruçları, cemler ve anlatıların toplumsal dayanışmayı büyütmedeki rolüne değinildi. Hızır’ın, insanı her daim doğru yola, hakikate ve rızalığa yönelten manevi bir güç olduğu aktarıldı.
Paylaşım Ve Rızalık Sofrasında Birlik Mesajı
Hıdırellez’in özünde paylaşma kültürünün yattığını hatırlatan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, lokmaların pay edildiği ve dileklerin ortaklaştığı bu günün, farklılıklarla bir arada yaşama iradesini güçlendirdiğini vurguladı. Alevi inancının temel taşı olan “rızalık” kavramının Hıdırellez ile barış ve kardeşlik zemininde yeniden ikrar edildiği belirtildi. Dünyanın dört bir yanındaki Alevilerin bu günü barış, eşitlik, özgürlük ve doğayla uyumlu bir yaşam talebiyle karşıladığı ifade edilerek, tüm canların Hıdırellez’i kutlandı.
