Örgüt, Taksim Meydanın protestolara açılması için imza kampanyası başlattı.
HABER MASASI – Uluslararası Af Örgütü, 1 Mayıs İşçi Bayramı öncesinde Türkiye yetkililerine seslenerek Taksim Meydanı’nın barışçıl protestolara yeniden açılması için kapsamlı bir kampanya başlattı. Kampanya çerçevesinde İçişleri Bakanlığı’na iletilmek üzere hazırlanan bir dilekçe de vatandaşların imzasına sunuldu. Hazırlanan dilekçede, barışçıl toplanma ve gösteri yürüyüşlerine yönelik engellemelerin kaldırılması ve kolluk kuvvetlerinin müdahalede bulunmaması talep ediliyor.
Barışçıl Toplanma Temel Bir Hak Olarak Vurgulandı
Uluslararası Af Örgütü tarafından yapılan resmi açıklamada, devletin barışçıl toplanma hakkını engellemek yerine güvence altına alması gerektiği hatırlatıldı. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere dikkat çekilen metinde, protestoların şehir merkezlerinden uzaklaştırılarak “belirlenmiş alanlara” hapsedilmesinin, bu hakkın özüne ve görünürlüğüne zarar verdiği belirtildi. Özellikle 1 Mayıs kutlamaları, 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü ve Onur Yürüyüşleri gibi sembolik etkinliklerin yasaklanmasının yanı sıra Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın Galatasaray Meydanı’ndaki buluşmalarına getirilen kısıtlamalar eleştirildi.
Hukuki Kararlar Ve Uygulama Arasındaki Çelişki
Açıklamada, Taksim Meydanı’ndaki yasakların tarihsel sürecine ve yargı kararlarına da geniş yer verildi. 2013 yılından itibaren derinleşen yasakların, hem ulusal hem de uluslararası yargı organları tarafından hak ihlali olarak değerlendirildiği anımsatıldı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2008 yılına dair ihlal kararı ve Anayasa Mahkemesi’nin Aralık 2023’te verdiği, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) üyelerinin barışçıl toplanma özgürlüğünün ihlal edildiğine dair hükmü, kampanyanın hukuki dayanakları olarak öne çıkarıldı.
Şehir Yaşamı Ve Demokratik Haklar Üzerindeki Etkiler
Yasakların sadece eylemcileri değil, ulaşımın durdurulması nedeniyle bölgedeki tüm vatandaşların hareket özgürlüğünü kısıtladığı ifade edildi. Müdahalelerde kullanılan yöntemlerin ve sonrasında başlatılan yargı süreçlerinin demokratik toplum düzenine aykırı olduğu savunuldu. Uluslararası Af Örgütü, yetkilileri yargı kararlarına saygı duymaya ve barışçıl gösterilerin güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlamaya davet ederek, protesto hakkının adaletin tesisi için hayati bir araç olduğunu vurguladı.
