Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yayımladığı bildiride işçi haklarından doğa talanına, inanç felsefesinden ortak mücadeleye kadar pek çok kritik noktaya değindi.
HABER MASASI – 1 Mayıs’ı sömürüye, eşitsizliğe ve baskıya karşı yükselen ortak bir vicdan olarak tanımlayan federasyon, insanca yaşam ve güvenceli çalışma taleplerini en temel haklar olarak vurguladı. Emeğin sesini kısmaya çalışan her türlü anlayışın karşısında durulacağının altını çizen ABF, denetimsiz çalışma düzeninin yol açtığı iş cinayetlerinin son bulması ve taşeron sisteminin kaldırılması gerektiğini belirtti.
Doğanın Ve Emeğin Ortak Direnişi
Sermaye düzeninin yalnızca emeği sömürmekle kalmayıp doğayı da acımasızca yağmaladığını ifade eden Alevi Bektaşi Federasyonu, rant projeleriyle dağların, ormanların ve derelerin şirketlere peşkeş çekilmesine tepki gösterdi. Maden sahaları adı altında yaşam alanlarının yok edildiğine dikkat çekilen açıklamada, toprağın bereketine ve suyun varlığına yönelik saldırıların aslında geleceğimize yönelik bir saldırı olduğu hatırlatıldı. Doğayı, insanı ve emeği kutsal sayan Alevi-Bektaşi inancının bu zulme sessiz kalmayacağı, her zaman mazlumun yanında saf tutacağı bir kez daha beyan edildi.
”Bu Düzen Değişecek” Vurgusuyla Birlik Mesajı
1 Mayıs meydanlarının sadece bir kutlama değil, aynı zamanda güçlü bir itiraz ve direniş alanı olduğunu belirten Alevi Bektaşi Federasyonu, “Bozuk düzende sağlam çark olmaz” diyerek mevcut sisteme yönelik eleştirilerini sıraladı. Halkı yoksullaştıran ve emeği değersizleştirenlere karşı mücadelenin büyütülmesi gerektiğini savunan federasyon; tüm emekçileri, gençleri, kadınları ve demokrasi güçlerini omuz omuza vermeye çağırdı. “Kurtuluş yok tek başına” şiarıyla dayanışma mesajı veren ABF, adalet mücadelesinin kararlılıkla süreceğini vurguladı.
