Silivri’de görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında, duruşmayı takip eden basın mensuplarının çalışma koşullarının kısıtlanmak istenmesi medya dünyasında büyük tepki topladı.
HABER MASASI – Gazetecilerin masa ve priz bulunmayan, görüş açısı kısıtlı bir alana taşınmak istenmesi üzerine Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ve DİSK Basın-İş ortak bir duruş sergileyerek “halkın haber alma hakkına müdahale” vurgusu yaptı.
Silivri’de Gazetecilere “Kör Nokta” Dayatması
Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki 1 No’lu duruşma salonunda, 12 Mart 2026 tarihinde görülen davanın dördüncü gününde kriz çıktı. Aralarında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 407 sanıklı davanın duruşmasında, mahkeme heyeti gazetecileri basın bölümünden çıkararak izleyici sırasına kaydırmak istedi. Gazetecilerin çalışma imkanlarını ortadan kaldıran bu yeni yerin, duruşmayı izlemeyi imkansız kılan bir “kör nokta” olduğu belirtildi.
Duruşma “Düzen Sağlanamadı” Gerekçesiyle Ertelendi
Söz konusu yer değişikliği kararının, Ekrem İmamoğlu’na soru sorulmasını engellemek amacıyla alındığı iddia edildi. Basın mensuplarının mesleki haklarını savunarak yerlerinden kalkmaması üzerine Mahkeme Başkanı, salonda düzenin sağlanamadığını ileri sürerek duruşmayı 16 Mart 2026 Pazartesi gününe erteledi. Yaşanan bu durum karşısında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ni hatırlatarak, gazetecilerin kamu yaşamını ilgilendiren her olayı serbestçe izleme hakkına sahip olduğunu ve bu kısıtlamanın anayasal bir ihlal teşkil ettiğini açıkladı.
”Halktan Ne Saklıyorsunuz?”
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), mahkemenin tutumunu “sessiz sansür” olarak nitelendirdi. Sendika tarafından yapılan açıklamada, duruşmaların aleniyet ilkesine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi: “Gazetecilerin görevlerini yapması engellenirse akıllara şu soru gelir: Halktan ne saklıyorsunuz?” TGS, 16 Mart’ta devam edecek yargılamada bu baskıcı uygulamadan derhal vazgeçilmesi çağrısında bulundu.
Otoriter Yaklaşıma Karşı Dayanışma Çağrısı
Kısıtlama girişimine bir sert tepki de DİSK Basın-İş’ten geldi. Gazetecilerin itirazları ve görüşme talepleri karşısında duruşmanın aniden sonlandırılmasını “otoriter bir anlayışın yansıması” olarak değerlendiren sendika, adliyelerin kamuya açık alanlar olduğunu vurguladı. Gazetecilerin fiziki imkanlarının kısıtlanarak seslerin duyulmadığı bir noktaya itilmesinin yargının şeffaflığıyla bağdaşmadığını belirten DİSK Basın-İş, engellemelere rağmen davanın takipçisi olacaklarını ve meslektaşlarıyla dayanışma içinde kalacaklarını duyurdu.
