9.6 C
İstanbul
11 Nisan 2026, Cumartesi

Aleviler Tarafsız Kalamaz

Haber Masası
Haber Masası
Aradığımız gerçek, bulduğumuz ve bildiğimiz, güvendiğimiz yegane şey gerçek. Yol TV halkındır ve her dem gerçek!

Doğayla, insanla ve hayatla bütünleşerek ve her şeye yüreğini eline alıp uzatarak yaşayan bir inancın parçalarıyız. Barışın, kardeşliğin, adaletin ve duruluğun savunucularıyız. Tarih boyunca ayak bastığımız hiçbir yerde, bizden yana haksızlığa uğradığını söyleyen hiçbir canlı olmamıştır; olmayacaktır da. Her yangında en önde yakıldık, her kurşun önce bizi vurdu. Derisi yüzülen de bizdik, dara çekilen de. Dostun gülü de bize atıldı.

Henüz gözü kana doymadı insanlığın, henüz ortaklaşa yaşamanın onurunu elde edemedi. İhtiyacından fazlasını saklamanın utancını bir madalya gibi göğsünde taşımak için savaşlar çıkarıyor, en kanlı zulümlere imzasını atıyor. Yeryüzünde hiçbir canlının işlemediği suçları işliyor.

Ve coğrafyamız… İnsanlığın doğuşuna beşiklik eden kadim topraklar bir kez daha kanla sulanıyor. Savaş, o savaşı çıkaranlardan ve savaşmak isteyenlerden önce masumları vuruyor, ailelerin yüreğine ateş düşürüyor. Biz bu savaşları biliyoruz; Çaldıran’dan, Dersim’den, Çorum’dan, Maraş’tan, Madımak’tan, ve daha nice tarihimize toplumsal bir travma olarak işlemiş şiddet sarmallarından biliyoruz. Şimdi de daha bir kaç ay önce Suriye’de yaşanan tekrarından biliyoruz. Her dönem katledildik çünkü savaşmayı değil, barışmayı savunduk. Çünkü elimizde taş değil, “yelken çiçeği” taşıyorduk. Ve değil bir cana kıymayı, incitici bakmayı bile zul saydık.
      

Şimdi kapımızda yeni bir savaş var ve bu savaş bizi de saracak gibi. Peki öyleyse ne yapmalıyız ve sorumluluğumuz nedir? Elbette önceliğimiz barışı dile getirip, barış sesinin yükselip dünyanın her yerinde yankılanmasını, sesimize ses katıp tüm silahların sonsuza kadar kaldırılmasını sağlamamız gerekiyor. Ama ne yazık ki fiili gerçeklik çok da istediğimiz gibi yaşanmıyor. Dünyanın gerçekliği saldırı karşısında savunmanın önemini de dayatıyor. Her savaşta önce gerçekleri öldürüp ardından çocuk ve kadınlara yöneliyorlar. Bugün (henüz) bilinmese bile Orta Doğu cehenneminde de ilk kurbanların çocuk ve kadınlar olduğunu biliyoruz. Savaşa karşı olmak savaşan tarafların arasında taraf tutmak değildir.


Peki bu şiddet dalgasına ve savaş çığırtkanlarına karşı biz ne yapmalıyız? Önce kendimizden başlamalıyız. Örgütlü olduğumuz her yerde aynı amaçları taşıyan başka örgütlülüklerle ortak hareket etmeli, halklardan bir direniş köprüsü oluşturmalı ve dünyanın her yerinde, yaşadığımız ülkelerde hükümetleri harekete geçirmeliyiz. Bu eylemlilik her gün yenilenmeliyiz. Bu yüzeysel bir tepki değil, insanca yaşamanın onursal bir duruşu olarak kavranıp algılanmalıdır. Savaş bölgesinde yaşayan Aleviler başta olmak üzere; ezilen ve katledilenlerle insani temelde bir köprü kurulup ihtiyaçları doğrultusunda bir dayanışmada bulunmalıyız. Bunlar için Alevi kurumlarımızdan ilk adımı beklemek yerine, onlarla iletişim içinde ama onları çiğnemeden ve inisiyatif alarak adım atabilmeliyiz.
     

Göreceğiz ki, bu savaşın külleri kalktıktan sonra yine biz Alevilerin, kurbanların en önünde olduğu gerçegi gözlerimizin önüne serilecek.
    

Göreceğiz ki, bu savaşın külleri kalktıktan sonra yine biz Alevilerin, kurbanların en önünde olduğu gerçegi gözlerimizin önüne serilecek.
   

Şimdi hem barışı savunmanın, hem de savaşa karşı direnmenin zamanıdır. Şimdi dünyaya dönüp; “bütün ülkelerin barışı savunanları, birleşin” demenin zamanıdır.
  Avrupa’da yaşayan Aleviler olarak bu tarihsel sorumluluğun farkındayız. Bulunduğumuz ülkelerde barışı savunan tüm demokratik güçlerle, insan hakları örgütleriyle ve inanç topluluklarıyla ortak bir dayanışma hattı kurmak zorundayız. Avrupa kamuoyunu harekete geçirmek, hükümetleri ve uluslararası kurumları barış için sorumluluk almaya çağırmak, savaşın mağduru olan halklarla insani dayanışmayı büyütmek bizim görevimizdir. Savaş bölgelerinde yaşayan başta Aleviler olmak üzere tüm mazlumlarla güçlü bir dayanışma köprüsü kurmalı, barışın ve adaletin sesi olmalıyız. Çünkü biliyoruz ki barış yalnızca dile getirilen bir temenni değil, örgütlü bir irade ve kararlı bir mücadele ile mümkündür.


Âşk ile.

Filiz Çağlar
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı – Filiz Çağlar

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK HABERLER

BİZİ TAKİP EDİN

289,397BeğenenBeğen
2,317TakipçiTakip Et
20,344TakipçiTakip Et
1,237AboneAbone Ol
- Reklam -

EN SON HABERLER