Hükümetin daha önce 11. Yargı Paketi taslağında yer alan ancak son anda metinden çıkarılan LGBTİ+ karşıtı düzenlemeleri, “müstakil bir yasa” çalışmasıyla yeniden gündeme taşımaya hazırlandığı iddia edildi.
HABER MASASI – Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni taslakta, “aile kurumunun korunması” ve “genel ahlâk” gerekçeleriyle Türk Medeni Kanunu ile Türk Ceza Kanunu’nda köklü değişiklikler öngörülüyor. Hazırlanan metinde, LGBTİ+ bireylere yönelik hakların kısıtlanmasının yanı sıra hak savunucularını da kapsayan ağır hapis cezaları ve tıbbi süreçlere dair katı sınırlamalar dikkat çekiyor.
Cinsiyet Uyum Süreçlerine ve “Özendirmeye” Hapis Cezası
Taslakta yer alan iddialara göre, cinsiyet uyum operasyonları için yaş sınırı 25’e yükseltilirken, ameliyat süreci ancak Sağlık Bakanlığı onaylı hastanelerden alınacak uzun süreli heyet raporları ve mahkeme izniyle mümkün olabilecek. Belirlenen kuralların dışına çıkan sağlık çalışanlarına 3 yıldan 7 yıla kadar, operasyonu yaptıran kişilere ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilmesi planlanıyor. Ayrıca, “genel ahlâka aykırı” kabul edilen davranışları teşvik ettiği veya övdüğü iddia edilen kişilere 3 yıla kadar hapis yolu açılırken; aynı cinsiyetten kişilerin nişan veya evlilik töreni düzenlemesi durumunda tarafların 4 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülüyor.
15 Dernekten Ortak Tepki: “Varoluşumuzu Savunacağız”
Düzenleme haberlerinin ardından aralarında Kaos GL, SPoD, Pembe Hayat ve Lambdaistanbul’un da bulunduğu 15 LGBTİ+ derneği ortak bir bildiri yayımlayarak duruma tepki gösterdi. İktidarın yargı paketleriyle geçiremediği maddeleri müstakil bir yasayla yasallaştırmaya çalıştığını savunan dernekler, mevcut durumda dahi dernek kapatma davaları ve gözaltılarla bu baskının fiilen uygulandığını belirtti. Yapılan açıklamada, “Olası bir müstakil nefret yasasına karşı toplumun tüm kesimleriyle bir arada mücadele edeceğiz; onurumuzu ve insan haklarını savunmaktan vazgeçmeyeceğiz” ifadelerine yer verilerek, demokratik kamuoyuna dayanışma çağrısında bulunuldu.
