AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, AKP Milletvekili Leyla Şahin Usta’nın, TBMM’de yapmış olduğu “Suriye’de müslümanlar katledilirken sesiz kalanlar, bugün “Aleviler öldürülüyor” diyerek ortalığı ayağa kaldırılıyor!” açıklamasına atfen resmi sosyal medya hesaplarından “Bize kimlik biçmekten vazgeçin, biz Müslüman değiliz, Aleviyiz” başlıklı yazı kaleme aldı.
Hüseyin Mat’ın Yazısının Tamamı:
Kimliğimizi Siz Tanımlayamazsınız: Aleviler Susmayacak
İnkârın ve Katliamların Tanığı Bir Halkız
Bize kimlik biçmekten vazgeçin.
Biz Müslüman değiliz; Aleviyiz.
Ve bu coğrafyada yüzyıllardır süren inkârın, dışlamanın ve katliamların tanığıyız.
Ortadoğu’nun Kanlı Gerçeği: Müslümanı Kim Öldürüyor?
Soruyoruz:
Ortadoğu’da yüzyıllardır Müslümanları kim öldürüyor?
İran–Irak Savaşı’nda yaşamını yitirenler Müslüman değil miydi?
Afganistan’da, Suriye’de, Mısır’da, Libya’da, Fas’ta, Cezayir’de, Ürdün’de, Yemen’de, Lübnan’da, Tunus’ta, Sudan’da süren iç savaşlarda ölenler Müslüman değil miydi?
Ortadoğu’da devletlerin birbirleriyle ya da kendi halklarına karşı yürüttüğü savaşlarda, öldüren de ölen de “Allahu Ekber” diyerek birbirini vurmadı mı?
Hangi Müslümanlık? Kimin Hakikati?
O halde sormak zorundayız:
Hangi Müslümanlık?
Boko Haram mı?
IŞİD mi?
El Kaide mi?
Hizbullah mı?
Tarikatlar, cemaatler, mezhepler…
Diyanet, Milli Görüş, Süleymancılar, Menzilciler, Kaplancılar…
Hepsi kendi “hakikatini” mutlaklaştırıp, Allah adına konuşma yetkisini kendinde görerek, aynı tekbirle birbirini öldürmedi mi?
Hangisinin müslümanlığı doğru?
Hangisi Allah adına hüküm verme yetkisini nereden alıyor?
Petrol Krallıkları ve Suskun Demokrasi
Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Katar gibi ülkelerin bu tabloda rolünü nereye koyacağız?
Demokrasi, özgürlükler ve insan haklarının gerçekten uygulandığı tek bir Müslüman ülke göstermek mümkün mü?
İkiyüzlü Suçlamalar ve Gerçeğin Çarpıtılması
Bugün çıkıp da “Müslümanlar katledilirken sustunuz” diyenler, önce Müslümanların neden yüzyıllardır birbirini öldürdüğünün hesabını vermelidir.
Bu kanlı tabloyu görmezden gelip suçu başkalarına atmak, gerçeği değiştirmez.
Evet; emperyalist güçlerin bu coğrafyada yürüttüğü kirli politikaların payı açıktır.
Ancak bu gerçeğin arkasına saklanarak kendi iç hesaplaşmasından kaçmak, şiddeti ve mezhepçi zihniyeti aklamaktır.
Eğer samimiyseniz, önce aynaya bakın.
Şiddetle Yüzleşmeden Hakikat Kurulmaz
Önce kendi içinize dönün.
Bu şiddet kültürünü, bu iktidar hırsını, bu mezhep savaşlarını sorgulayın.
Önce kapınızın önünü temizleyin.
Gerçekler ortadayken, Aleviler söz konusu olduğunda suçlayıcı bir dil kullananlar açıkça ikiyüzlülük yapmaktadır.
AKP’nin Alevi Algısının İtirafı
“Aleviler öldürülünce ortalık ayağa kalkıyor” söylemiyle Leyla Şahin Uslu, yalnızca bireysel bir görüş dile getirmemiştir.
Bu sözler, AKP’nin Alevilere bakış açısını ifşa etmiş, bu zihniyeti alenen ilan etmiştir.
Ezidilerden Alevilere, Kürtlere Uzanan Karanlık Hat
Dün Ezidilere, bugün Alevilere yönelik soykırım uygulayan IŞİD çetelerini besleyen ve büyüten anlayış, bugün de Kürtlere karşı savaşı körüklemektedir.
Aynı karanlık zihniyet; halkları birbirine düşürerek, korku, kan ve nefret üzerinden siyaset üretmektedir.
Barış Süreci Bilinçli Olarak Sabote Ediliyor
Görünen o ki, barış süreci bir kez daha bilinçli biçimde rafa kaldırılmak istenmektedir.
Bunun anlamı açıktır:
Yine savaş,
yine ölüm,
yine göç…
Ve bu bedeli her zaman olduğu gibi yine mazlum halklar ödemektedir.
Açık ve Net Çağrımızdır
Buradan açık ve net bir çağrı yapıyoruz:
Savaş politikalarından vazgeçin.
Barışın önünü açın.
Aksi takdirde bu yol, geri dönülmez sonuçlara ve çok daha ağır bedellere yol açacaktır.
Bunun sorumluluğu yöre halkına değil; bu politikaları ısrarla sürdürenlere ait olacaktır.
Biz Barışı Savunmaya Devam Edeceğiz
Biz, tüm baskılara rağmen, inatla barışı savunmaya devam edeceğiz.
Çünkü biliyoruz:
Barış, en çok da acıyı yaşayanların, tanıyanların sözüdür.
