Ankara’da Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve çok sayıda hukuk örgütünün katılımıyla gerçekleştirilen “Savunmaya Özgürlük” nöbetinde, yargıya yönelik müdahalelere karşı güçlü mesajlar verildi. Ankara Adliyesi önünde bir araya gelen avukatlar, savunmanın yargının üçüncü ayağı değil, halkın devlete karşı ilk güvenlik hattı olduğunu vurguladı.
(Haber Masası) – Nöbette yapılan açıklamalarda, hukukun ve anayasal düzenin ağır bir tehdit altında olduğu belirtilerek, sessiz kalmanın bu saldırılara onay anlamına geleceği ifade edildi.
Savunma Yargının Değil, Halkın Güvenlik Hattıdır
Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu, yaptığı konuşmada, bir toplumu ve bir mesleği çürüten asıl olgunun hakikati görmemek ve sessiz kalmak olduğunu söyledi. Anayasa Mahkemesi kararlarının açıkça tanınmadığı bir dönemin yaşandığına dikkat çeken Köroğlu, ağır ceza mahkemelerinin “AYM kararlarını uygulamıyorum” diyebildiği bir ülkede savunmaya özgürlük nöbetinin artık yalnızca bir protesto olmadığını belirtti.
Köroğlu, bu nöbetin hukuka yapılan tüm saldırıları durdurmak için tutulmuş bir siper nöbeti olduğunu vurguladı.
Yargı Ve Siyasetteki Yozlaşma Artık İstisna Değil
Türkiye’nin “anayasal devlet” çizgisinden koparıldığını ifade eden Köroğlu, hukukun üstünlüğü ve demokrasinin temel ilkelerinin bilinçli biçimde geçmişe ait nostaljik değerler haline getirilmeye çalışıldığını söyledi. Verilen mücadelenin yalnızca avukatların meslek hakkı mücadelesi olmadığını belirten Köroğlu, bunun toplumun her ferdinin onuru, özgürlüğü ve geleceği için yürütülen bir mücadele olduğunu dile getirdi.
Savunmanın yargının üçüncü ayağı değil, yurttaşın devlete karşı ilk güvenlik hattı olduğunu yineleyen Köroğlu, bu hattı korumanın yalnızca meslek örgütlerinin değil, adil ve demokratik bir ülkede yaşamak isteyen herkesin sorumluluğu olduğunu söyledi.
Ülkenin Karanlıktan Çıkma İradesinin Nöbetidir
Köroğlu, adalet için direnen herkese inandığını ve bu inancın yeniden hukukun işlemesinin yolunu açacağını ifade etti. Bu inancın toplumu bir arada tutacağını, adaletin sesini yeniden yükselteceğini ve özgür yurttaş fikrini güçlendireceğini vurgulayan Köroğlu, nöbetin anlamını şu sözlerle dile getirdi:
Bu nöbet birbirine inanmayı sürdürenlerin nöbetidir. Bu nöbet bir ülkenin karanlıktan çıkma iradesinin nöbetidir ve herkes şunu bilsin. Biz bu karanlığa razı gelmeyeceğiz. Susarak onay vermeyeceğiz. Geri çekilerek unutturmayacağız ve gün geldiğinde herkes şunu da bilecek ve dillendirecek; bu ülkede savunma, hukuk devletini bekleyerek değil, üzerine yürüyerek yeniden ayak kaldırdı. Bu ülkenin savunması hukuk devletinin küllerinin üstünde nöbet tutarak dirildi. Avukatlar, bizleri savunanlar bu ülkenin hukukunu ve umudunu ayakta tuttu.
