DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, DEM Parti Engelliler Komisyonu tarafından Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Barış ve Demokratik Toplum Sürecinde Nöroçeşitliler ve Eşit Yurttaşlık Çalıştayında konuştu.
(Haber Masası) – Hatimoğulları, çalıştayın Türkiye’de ilk kez nöroçeşitlilik ve eşit yurttaşlık ekseninde yapılması nedeniyle tarihi bir adım olduğunu vurguladı.
Engellilik Eşit Yurttaşlık Bağlamında İlk Kez Manifesto İle Tartışıldı
Hatimoğulları, engellilik alanının yıllardır görmezden gelinen, tıbbi modele sıkıştırılan bir konu olduğunu belirterek DEM Parti Engelliler Manifestosu’nun bu tartışmayı köklü biçimde değiştirdiğini söyledi. Engelli yurttaşların onurlu yaşam hakkı için toplumsal örgütlenmenin dönüşmesi gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, manifesto çalışmalarında emeği geçen Engelliler Komisyonu ile eşsözcü Hatice Betül Çelebi’ye teşekkür etti.
Manifesto Yeni Bir Toplumsal Sözleşmenin Çağrısıdır
Manifestonun bireyin kusurunu değil toplumun eksikliğini esas alan bir paradigma sunduğunu ifade eden Hatimoğulları, sağlamcı ideolojinin reddedildiğini ve farklılıkların zenginlik olarak kabul edildiğini belirtti. Engellilerin yaşamları ve hakları üzerinde temel özne olarak görüldüğü politik yaklaşımın yerel yönetimlerden kamusal politikalara kadar geniş bir dönüşüm hedeflediğini söyledi.
Nöroçeşitlilik Politikası İçin Yeni Bir Yol Haritası
Amed, Van ve Mardin Büyükşehir Belediyelerinde Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Daire Başkanlıklarının kurulduğunu hatırlatan Hatimoğulları, hazırlanan engellilik tutum belgesi ve yönetmelikle yerel hizmetlerde nitelikli bir dönüşüm başlatıldığını kaydetti. Bu çalıştayın Türkiye’de nöroçeşitlilik eksenli ilk toplantı olduğunu belirterek otistik bireylerin, annelerin, babaların, uzmanların ve aktivistlerin aynı masada buluşmasının önemine dikkat çekti.
Toplumsal Algı ve Resmi İdeoloji Dönüşmeden Eşitlik Mümkün Değil
Engelliliğin hâlâ acınacak bir durum, yardım ilişkisine indirgenen bir alan olarak görüldüğünü söyleyen Hatimoğulları, sorunun kaynağının birey değil toplum ve devletin örgütlenme biçimi olduğunu ifade etti. Engelliliğin bir eksiklik değil, toplumsal kimlik ve varoluş olduğunu belirterek nöroçeşitli bireylerin özne olduğu bir politik hattın örülmesinin zorunlu olduğunun altını çizdi.
Barış Olmadan Eşit Yurttaşlık Mümkün Değildir
Barışın demokratik erişim ve eşit yurttaşlık için temel koşul olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, savaşın, çatışmanın ve çoklu krizlerin en ağır bedelini engellilerin ödediğini söyledi. Savaşın yarattığı tahribatın özellikle nöroçeşitli bireylerin ve ailelerinin yaşamında derin izler bıraktığını ifade etti.
Bütçe Savaşa Ayrılırken Engellilere Yalnızca Yüzde 1,2 Pay Ayrılıyor
Türkiye’nin 2026 bütçesinde engellilere ayrılan payın yalnızca yüzde 1,2 olduğunu hatırlatan Hatimoğulları, bunun kabul edilemez olduğunu belirtti. Engellilerin ağır istihdam sorununa dikkat çekerek her yıl en az 20 bin engelli yurttaşın resmi atamasının yapılması gerektiğini söyledi. Birleşmiş Milletler Engelliler Sözleşmesi’nin gereklerinin yerine getirilmediğini vurgulayarak erişilebilirlik mevzuatının da yıllardır uygulanmadığını ifade etti.
Barış Aynı Zamanda Bir Nöroçeşitlilik Politikasıdır
Barış talebinin bir hak ve eşitlik talebi olduğunu söyleyen Hatimoğulları, engellilerin ve nöroçeşitlilerin eşit yurttaşlık hakkının barış mücadelesinin merkezinde olduğunu ifade etti. Barış olmadan özgür ve engelsiz bir yaşamın mümkün olmadığını belirterek “Barış aynı zamanda bir engellilik politikasıdır, bir nöroçeşitlilik politikasıdır” dedi.
Ayrımcı Politikalar Terk Edilmeli, Toplumu Eşitleyecek Adımlar Atılmalıdır
Hatimoğulları, engellilere yönelik ayrımcı uygulamaların sona ermesi gerektiğini ifade ederek ayrı okullar, ayrı sınıflar, ayrı sosyal alanların toplumu ayrıştırdığını söyledi. Eşitliğin farklılıkların yok sayılmasıyla değil, gözetilmesiyle sağlanacağını vurguladı. “Bedenleri değil, toplumu eşitleyeceğiz” diyen Hatimoğulları, bunun temel bir ilke olması gerektiğini belirtti.
Eşit Yurttaşlık Herkes İçin Temel Bir Haktır
Türkiye’nin dört bir yanından gelen katılımcılarla nöroçeşitliler, sağır otistikler, gençler ve kadınların yaşamına dokunacak yeni bir yerel yönetim anlayışının tartışılacağını söyleyen Hatimoğulları, eşit yurttaşlığın kimsenin lüksü değil herkesin hakkı olduğunu vurguladı.
İmralı Ziyareti Kararı Tarihi Bir Adımdır
TBMM’de kurulan Kürt Sorunu ve Barış Süreci Komisyonu’nun İmralı ziyareti için aldığı kararın tarihi bir gelişme olduğunu belirten Hatimoğulları, kararın oy birliğiyle alınmamasını üzüntüyle karşıladıklarını söyledi. Abdullah Öcalan’ın barış ve demokratik toplum çağrısının dinlenecek olmasının kritik bir eşik olduğunu ifade ederek kararın 86 milyon yurttaşa barış olarak geri dönmesini diledi.
Barış Siyasi Çıkarların Üstünde Tutulmalıdır
Cumhuriyet’in kurucu partisinin ziyarete katılmamasını eleştiren Hatimoğulları, yüz yıllık inkâr ve imha siyasetinin kodlarının yeniden canlandırılmasını üzüntüyle karşıladıklarını belirtti. Barış sürecinin hiçbir partinin dar siyasi çıkarına alet edilmemesi gerektiğini vurgulayarak “Barış siyasi partilerin dar çıkarlarından daha evladır” dedi.
Tarihi Fırsat Kaçırılmamalıdır
Hatimoğulları, barış ve çözüm karşıtı tutumların Türkiye’ye fayda sağlamayacağını belirterek ülkenin eline geçen tarihi fırsatın onurlu bir barışla taçlandırılması gerektiğini söyledi. Kürt sorununun çözümüne katkı vermeyi tüm kesimlere çağrı yaparak konuşmasını tamamladı.
Fotoğraf:DEM Parti Resmi X hesabı
