10.1 C
İstanbul
14 Aralık 2025, Pazar

Cumartesi Anneleri: “Kaç Yıl Geçerse Geçsin, Adalet İstemekten Vazgeçmeyeceğiz”

Haber Masası
Haber Masası
Aradığımız gerçek, bulduğumuz ve bildiğimiz, güvendiğimiz yegane şey gerçek. Yol TV halkındır ve her dem gerçek!

Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle düzenledikleri eylemin 1076’ncısında Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi.

(Haber Masası) – Bu hafta, 30 yıl önce gözaltında katledilen Abdülkerim Yurtseven (73), Mikdat Özeken (18) ve Münür Sarıtaş (13) için adalet talebi yinelendi.

Galatasaray Meydanı’nda Adalet Çağrısı
Kaybedilenlerin fotoğraflarını ve karanfilleri taşıyan Cumartesi Anneleri, her hafta olduğu gibi bu hafta da “adalet” talebini dile getirdi. Eylemde yapılan basın açıklamasını, gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in yeğeni Setenay Yarıcı okudu. Yarıcı, “Herkesin demokratik ve güvenli bir geleceğe kavuşması için adaletin sağlanması gerekiyor” dedi.

“Köylüler Dipçiklenerek Meydanda Toplandı”
Yarıcı, 27 Ekim 1995 tarihinde Yüksekova’nın Ağaçlı Köyü’nde yaşananları şöyle anlattı:
“Binbaşı Mehmet Emin Yurdakul komutasındaki Yüksekova Komando Taburu köye geldi. Köylüler dipçiklenerek, yaşlılar yerlerde sürüklenerek köy meydanında toplandı. 73 yaşındaki Abdülkerim (Şemsettin) Yurtseven, 18 yaşındaki Mikdat Özeken ve 13 yaşındaki Münür Sarıtaş gözaltına alınarak Yüksekova İlçe Jandarma Taburu’na götürüldü. Aileler tabura gittiklerinde Binbaşı Yurdakul ‘24 saat gözaltında tutulacaklar’ dedi. Ancak ertesi gün ‘Kimseyi gözaltına almadık, bir daha buraya gelmeyin’ yanıtını verdiler. Başvurular sonuçsuz kaldı ve üç köylüden bir daha haber alınamadı.”

“Tanıklar, Köylülerin Yakılarak Katledildiğini Anlattı”
Setenay Yarıcı, olayla ilgili Hakkari Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, sanık Yurdakul’un komutasındaki birliğin köylüleri dövdüğünün, Abdülkerim Yurtseven’in tekmeler sonucu öldüğünün tanık ifadeleriyle sabitlendiğini söyledi. Yarıcı, “Bunu gören Yurdakul, diğer iki köylünün tanıklık edeceğini düşünerek öldürülmeleri talimatını vermiştir. İki köylü, tabura ait eğitim sahasında taranmış, ardından üzerlerine benzin dökülerek yakılmıştır” dedi.

“Delil Yetersizliği” Gerekçesiyle Beraat Kararı
Tüm tanıklıklara ve itiraflara rağmen davanın ‘delil yetersizliği’ gerekçesiyle beraatle sonuçlandığını hatırlatan Yarıcı, “Yargıtay’a yapılan temyiz başvurusu da 2 Nisan 2001 tarihinde reddedildi. İç hukuk yolları tükenen aileler AİHM’e başvurdu. AKP hükümeti, AİHM’e yaptığı savunmada ihlali kabul ederek üç kişinin kaybolması nedeniyle üzüntüsünü dile getirdi ve etkin soruşturma sözü verdi. Ancak bu taahhüt hiçbir zaman yerine getirilmedi” dedi.

“Gerçek Bir Yargılama Süreci Başlatılmalı”
Yarıcı, 30 yıl önce gözaltında kaybedilen üç köylü için adalet çağrısını yineleyerek şunları söyledi:
“Yurtseven, Özeken ve Sarıtaş’ın gözaltında kaybedilişlerinin 30’uncu yılında iktidara sesleniyoruz: Etkin soruşturma taahhüdünüzü yerine getirin. Gözaltında işkenceyle öldürülen ve bedenleri kaybedilen köylüler için gerçek bir yargılama süreci başlatın. Kaç yıl geçerse geçsin; Abdülkerim Yurtseven, Mikdat Özeken, Münür Sarıtaş ve tüm kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK HABERLER

BİZİ TAKİP EDİN

289,397BeğenenBeğen
2,317TakipçiTakip Et
20,344TakipçiTakip Et
1,237AboneAbone Ol
- Reklam -

EN SON HABERLER