DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Türkiye’deki eğitim sisteminin çok kültürlü toplumsal yapıyı dışlayan, tekçi ve asimilasyoncu niteliğine dikkat çekerek, Alevî çocuklarının kendi kimlikleriyle ve kendi hakikatleriyle eğitim hakkına sahip olması gerektiğini vurguladı. Fırat, mevcut müfredatın Alevi inancını yok sayarak eşit yurttaşlık ilkesini zedelediğini belirtti.
(Haber Masası) – Fırat, eğitimin insanlığın varoluşuyla birlikte gelişen, uygarlıkların inşasında belirleyici bir rol üstlenen evrensel bir alan olduğunu ifade etti. “Toplumların bilgi, değer ve inançlarını yeni kuşaklara aktarması, eğitimin sürekliliği sayesinde mümkündür. Ancak eğitim yalnızca bilgi aktarımı değil, kültürel kimliğin korunmasının da aracıdır” dedi.
Toplumun tarihsel birikimiyle örtüşmeyen eğitim modellerinin bireyleri öz kültürlerinden kopardığını vurgulayan Fırat, “Bu yabancılaşma, kimlik krizini derinleştirir; çocukları kendi köklerinden uzaklaştırır” değerlendirmesinde bulundu.
“Alevî Çocukları Müfredatta Yok Sayılıyor”
Türkiye’de modernleşme süreciyle şekillenen eğitim politikalarının çok kültürlü yapıyı görmezden geldiğini belirten Fırat, bu durumun Alevî toplumu açısından kültürel dışlanmaya yol açtığını dile getirdi. “Alevî çocuklarının inançlarının müfredatta yok sayılması ya da yanlış temsil edilmesi, aidiyet duygusunu zedeliyor. Kendi inanç önderlerini, ritüellerini ve ozanlarını tanımadan büyüyen çocuklar, eğitim yoluyla asimile ediliyor” ifadelerini kullandı.
“Hacı Bektaş-ı Velî’nin Öğretisi Evrensel Bir Eğitim Felsefesidir”
Fırat, Hacı Bektaş-ı Velî’nin “eline, diline, beline sahip ol” ilkesinin bireysel sorumlulukla toplumsal uyumu birleştirdiğini, “İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” sözünün ise eğitimi düşünsel özgürleşmenin alanı olarak tanımladığını hatırlatarak şunları söyledi:
“Bu anlayış, çağdaş eğitim sistemlerine ahlaki ve kültürel bir denge sunar. Alevî öğretisi, bilgiyi yalnızca aklın değil, vicdanın da rehberliğinde kavrayan bir eğitim felsefesidir.”
“Eşit Yurttaşlık, Kimliğe Saygıyla Başlar”
Alevî çocuklarının görünmez kılındığı bir eğitim sisteminin eşit yurttaşlık ilkesini zedelediğini belirten Fırat, eğitimin bireyi kimliğinden soyutlayarak değil, kimliğini tanıyarak geliştirmesi gerektiğini vurguladı:
“Eğitim politikaları inanç ve kültür çeşitliliğini kapsayan çoğulcu bir anlayışla yeniden yapılandırılmalıdır. Alevî çocuklarının kendi kimlikleriyle, kendi hakikatleriyle eğitim hakkına sahip olduğu bir sistem, yalnızca bir inanç grubunun değil, tüm toplumun vicdanını özgürleştirecektir.”
