Avrupa Arap Alevileri Federasyonu (AAAF), Muğla ili Ula Geri Gönderme Merkezi’nde tutulan Suriye uyruklu sığınmacılar arasında Alevi inancına mensup kişilerin bulunduğuna dair gelen bilgiler üzerine Türkiye kamuoyuna ve resmi makamlara açık bir çağrıda bulundu.
( Haber Masası) – AAAF, bu kişilerin zorla geri gönderilme (refoulement) tehlikesi altında olduklarını belirterek, “Suriye’de Alevilere yönelik şiddet, ayrımcılık ve infazların sürdüğü koşullarda geri gönderme ölüm anlamına gelir” uyarısında bulundu.
Açıklamada, Türkiye’deki geri gönderme merkezlerinde yaşanan hak ihlallerine ve Suriye’ye zorla gönderilen kişilerin maruz kaldığı risklere dikkat çekildi. Federasyon, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu Alevi sığınmacıların can güvenliğinin sağlanması için hem ulusal hem de uluslararası insan hakları mekanizmalarının acilen devreye girmesi gerektiğini vurguladı.
“Zorla Geri Gönderme Vicdani Olduğu Kadar Hukuki Bir Suçtur”
AAAF açıklamasında, Alevi mültecilerin Suriye’ye iadesinin uluslararası hukuk açısından ciddi ihlal anlamına geldiğini belirterek şu ifadelere yer verdi:
“Bu durum, yalnızca vicdani değil, aynı zamanda hukuki bir sorumluluk doğurmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 17. maddesi, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 4. maddesi, 1951 Cenevre Mülteci Sözleşmesi’nin 33. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesi; hiç kimsenin işkence veya ölüm riski bulunan bir ülkeye geri gönderilemeyeceğini açıkça hükme bağlamaktadır.”
Federasyon, bu hukuki çerçevenin göz ardı edilmesinin Türkiye’yi hem uluslararası hem de ahlaki sorumluluk altına sokacağını belirtti.
Alevi Sığınmacıların Durumu Acilen İncelenmeli
Avrupa Arap Alevileri Federasyonu, Ula Geri Gönderme Merkezi’nde tutulan sığınmacıların her birinin bireysel durumunun ayrıntılı biçimde incelenmesini talep etti. Açıklamada şu çağrılara yer verildi:
- Tüm sınır dışı işlemleri derhal durdurulmalı,
- Alevi inancına mensup kişilerin can güvenliği, inanç özgürlüğü ve insan onuru temelinde korunmalı,
- Ulusal ve uluslararası insan hakları kuruluşları konuyla ilgili acilen devreye girmelidir.
“Bu Çağrı İnsanlığın Ortak Vicdanınadır”
AAAF, açıklamasının sonunda, “Hiç kimse inancı, kökeni ya da kimliği nedeniyle ölüme gönderilmemelidir” ifadeleriyle Türkiye makamlarına, insan hakları örgütlerine ve uluslararası topluma seslendi.
“Bu çağrımız, sadece bir topluluğun değil, insanlığın ortak vicdanına yöneliktir” denilen açıklamada, Alevi sığınmacıların yaşam hakkının korunması için acil duyarlılık ve harekete geçme çağrısı yinelendi.
