Türkiye’de düşünce ve ifade özgürlüğü mücadelesinin sembol isimlerinden, Kürt sorunu ve toplumsal eşitsizlikler üzerine çalışmalarıyla tanınan sosyolog İsmail Beşikçi, Diyarbakır’da düzenlenen 9’uncu FilmAmed Belgesel Film Festivali’nde yaşamını konu alan “Bizim İsmail” belgeselinin gösterimi sonrası gerçekleşen söyleşi sırasında rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı.
(Haber Masası) – 85 yaşındaki Beşikçi’nin beyin kanaması geçirdiği ve Dicle Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedavi altında olduğu açıklandı. Doktorlar, bilincinin açık ancak sağ tarafının felçli olduğunu belirtti. Sağlık ekibi, kritik 24 saatlik sürecin titizlikle takip edildiğini duyurdu.
Festival Sonrası Rahatsızlandı
Düşünsel mirasıyla Türkiye’de toplumsal bilimlerin ve özgürlük mücadelesinin önemli isimlerinden biri olan Beşikçi, Diyarbakır’daki FilmAmed Belgesel Film Festivali’nde gösterilen belgeselinin ardından katıldığı söyleşi sırasında fenalaştı. Acil olarak Dicle Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı.
Yoğun Bakımda Tedavi Sürüyor
Beyin kanaması tanısıyla yoğun bakıma alınan Beşikçi’nin bilincinin açık olduğu, ancak felç nedeniyle sağ tarafını hareket ettiremediği öğrenildi. Uzman hekimler tedavi sürecinin devam ettiğini, özellikle ilk 24 saatin kritik olduğunu vurguladı.
Başhekimin Açıklaması
Dicle Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Ata Akıl, son 24 saatte yapılan kontrollerde beyindeki kanamada artış olmadığını ve hidrosefali gibi ek bir komplikasyon gelişmediğini belirtti. Akıl, kanamaya bağlı konuşma bozukluğu ve sağ tarafında güçsüzlük bulunduğunu, hastanın genel durumunun stabil olduğunu ve tedavinin titizlikle sürdürüldüğünü ifade etti.
Tabip Odası: Hâlâ Kritik Saatler İçindeyiz
Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Veysi Ülgen, Beşikçi’nin sağlık durumuna dair yaptığı değerlendirmede kanamanın durduğunu ancak bilincinin bulanık olduğunu, sağ tarafındaki felç nedeniyle hâlâ kritik sürecin devam ettiğini söyledi.
İsmail Beşikçi Kimdir?
1939’da İskilip’te doğan İsmail Beşikçi, ilk ve orta öğrenimini Çorum’da tamamladı. 1962’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. 1965–1971 yılları arasında Erzurum Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde akademik hayatını sürdürdü ve “Alikan Aşireti Üzerine Sosyolojik Bir İnceleme” başlıklı doktora teziyle sosyal bilimlere önemli katkılar sundu.
12 Mart 1971 askeri müdahalesi sonrasında üniversiteden uzaklaştırılan Beşikçi, özellikle Kürt meselesine dair çalışmaları nedeniyle uzun yıllar baskı ve yargılamalara maruz kaldı. Sekiz kez cezaevine girdi ve toplamda 17 yıl hapis yattı. 36 kitabından 32’si Türkiye’de yasaklandı.
“Sarı Hoca” lakabıyla tanınan Beşikçi, bilimsel özgürlüğü ve devlet ideolojisinin sorgulanmasını savundu. Eserlerinde Doğu Anadolu’nun toplumsal yapısı, Kürtlerin zorunlu iskân politikaları, resmi tarih anlayışı ve demokrasiye odaklandı.
2012’de Uluslararası Hrant Dink Ödülü, 2013’te Boğaziçi Üniversitesi Fahri Doktora Unvanı, 2014’te ise Kevork Surenyants Nişanı ile onurlandırıldı.
Yaşamını Ankara’da sürdüren Beşikçi, Türkiye’de ifade özgürlüğü mücadelesinin en önemli simalarından biri olarak görülmeye devam ediyor.
