DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, Diyarbakır il binasında yaptığı basın toplantısında Rojin Kabaiş cinayetine, genç kadınların yurtlarda yaşadığı sorunlara, cinsiyetçi eğitim ve sağlık politikalarına, kadınlara yönelik şiddet ve cezaevlerindeki ihlallere dikkat çekti.
(Haber Masası) – Türkoğlu, 1 Ekim’de başlayacak “Umutla Özgürlüğe Yürüyoruz” yürüyüşünü kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesinin bir parçası olarak sahiplenme çağrısı yaptı.
Rojin İçin Adalet Talebinden Vazgeçmeyeceğiz
Türkoğlu, 27 Eylül 2024’te yurttan ayrıldıktan 18 gün sonra cansız bedenine ulaşılan Rojin Kabaiş’i andı ve bir yıldır cinayetin aydınlatılmadığını vurguladı. Dosyaya getirilen gizlilik kararının, failleri koruma amacı taşıdığını belirten Türkoğlu, “Rojin için adalet demekten vazgeçmeyeceğiz” dedi. DEM Parti Kadın Meclisi’nin Amed ve Van başta olmak üzere birçok kentte düzenlenecek eylemlere güçlü şekilde katılacağını ifade etti.
Genç Kadınların Yurtlarda Yaşamı Tehlike Altında
Türkoğlu, Rojin Kabaiş cinayetinin genç kadınların yurtlarda karşılaştığı tehlikeleri ortaya koyduğunu söyledi. İstanbul’daki bir kız yurdunda yaşanan skandalları hatırlatarak, öğrencilerin eşyalarını bile koruyamayan sistemin genç kadınların yaşamlarını korumaktan aciz olduğunu vurguladı. Kadınların kolektif dayanışmasının yurt yönetimleri ve kayyım rektörler tarafından hedef alındığını belirten Türkoğlu, ücretsiz yurt, barınma ve beslenme hakkının sağlanması ve güvenli koşulların acilen oluşturulması gerektiğini söyledi.
Cinsiyetçi Eğitim Modeline Karşı Çıkıyoruz
Yeni eğitim-öğretim yılının derinleşen sorunlarla başladığını belirten Türkoğlu, kadınların çocuklarının eğitim masraflarını karşılayamadığını, iktidarın ise kız-erkek çocuklarını ayrı okullara yönlendiren cinsiyetçi uygulamalara odaklandığını ifade etti. “Fırsat eşitliğine dayalı bilimsel ve anadilinde eğitim modelinde ısrar ediyoruz” diyen Türkoğlu, kadın eğitim emekçilerine yönelik baskılara da tepki gösterdi.
Sağlıkta Çürümüş Politikalar Kadınların Yaşamını Tehdit Ediyor
İstanbul’da kadınların izni olmadan ilaç verilerek erken doğum yaptırıldığına dair skandalı hatırlatan Türkoğlu, bunun etik değerlerden uzak sağlık sisteminin bir sonucu olduğunu söyledi. Kadınların bedenleri üzerinde karar veren erkek egemen zihniyetin ve cezasızlık politikalarının bu uygulamalara cesaret verdiğini belirtti.
Kadın Cinayetlerinin Sorumlusu Cezasızlık Politikalarıdır
Türkoğlu, kadın katliamlarının artmasına rağmen iktidarın bunu önleyici tedbirler almadığını, aksine erkek egemen zihniyeti güçlendiren politikalara sarıldığını söyledi. Bireysel silahlanmaya karşı önlemlerin yetersizliğinin kadın cinayetlerini artırdığını belirtti.
Uluslararası Kadın Mücadelesine Dikkat Çekti
Afganistan’daki Taliban rejiminin kadınlara yönelik baskıcı uygulamalarına ve İran’da öz savunma hakkını kullandığı için idam edilen Zahra Fotouhi’ye dikkat çeken Türkoğlu, dünyanın birçok yerinde kadınların benzer zihniyet tarafından hedef alındığını vurguladı.
Özgür Basın Emekçileri Yalnız Değildir
Kadın gazetecilerin tacizcileri ve çeteleri ifşa ettikleri için tehdit edilmesine değinen Türkoğlu, Gazeteciler Şehriban Aslan ve Öznur Değer’in hedef gösterilmesine tepki gösterdi. JinNews’in kadınların sesini topluma ulaştırmadaki rolünü selamladı.
Cezaevlerindeki Keyfi Uygulamalara Son Verilsin
Siyasi kadın tutsakların tahliyelerinin keyfi olarak ertelendiğini belirten Türkoğlu, idare ve gözlem kurullarının suç işlediğini ve Adalet Bakanlığı’nın buna sessiz kalarak ortak olduğunu söyledi. Siyasi tutsaklara yönelik uygulamaların Barış ve Demokratik Toplum Sürecine yaklaşımla doğrudan ilgili olduğunu ifade etti.
Yüksel Genç’in Yanındayız
Barış ve demokratik çözüm tartışmalarına katkı sunan yazar Yüksel Genç’in hedef gösterilmesini kınayan Türkoğlu, ırkçı ve savaş yanlısı politikalara karşı Yüksel Genç’in yanında olduklarını açıkladı.
“Umutla Özgürlüğe Yürüyoruz” Yürüyüşüne Katılım Çağrısı
Türkoğlu, 1 Ekim’de Amed’den başlayacak ve 7 Ekim’de Ankara’da sona erecek “Umutla Özgürlüğe Yürüyoruz” yürüyüşüne katılım çağrısı yaptı. Bu yürüyüşün kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesinin bir parçası olduğunu belirten Türkoğlu, “Kadına yönelik şiddet ve katliamlara dur demek, savaşsız ve sömürüsüz bir yaşamı inşa etmek için bu yürüyüşü sahiplenelim” dedi.
