14.4 C
İstanbul
6 Ekim 2026, Salı

ABF’den Bakan Tekin’e Tepki: “Eğitimde Laikliğe ve Eşitliğe Saldırı Kabul Edilemez”

Haber Masası
Haber Masası
Aradığımız gerçek, bulduğumuz ve bildiğimiz, güvendiğimiz yegane şey gerçek. Yol TV halkındır ve her dem gerçek!

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in kız ve erkek çocukları için ayrı okullar açılabileceğini ve 12 yıllık zorunlu eğitim süresinde değişiklik planladıklarını açıklamasına sert tepki gösterdi.

(Haber Masası) – Alevi Bektaşi Federasyonu, yayımladığı basın açıklamasında laik ve eşitlikçi eğitimin hedef alındığını belirterek “Toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinden ve çocuklarımızın bilimsel, laik eğitim hakkından asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Basın açıklamasının tam metni şöyle:

Erkek dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde,
Hakk’ın yarattığı her şey yerli yerinde,
Bizim nazarımızda, kadın erkek farkı yok,
Noksanlık, eksiklik senin görüşlerindi

Değerli Canlar, Her gün bir başka hukuksuzluğun, emek sömürüsünün, muhalefete yönelik yargı baskısının, demokrasi ve laikliğe yönelik saldırıların hedefi halindeyiz. Saray’ın ve iktidarın siyasal İslam zihniyeti, hayatımızın her alanını esir almış durumda.

Ana muhalefet partisine yönelik yargı müdahalesinin gölgesinde kalsa da, 2025-2026 Eğitim-Öğretim yılına girerken eğitimde mevcut sorunların üzerine, AKP’li Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yaptığı açıklamalar yeni bir karanlık dönemin işaretlerini vermektedir.

Bakan Tekin’in ilk açıklaması şudur: “Bazı velilerin kız çocuklarını erkek çocuklarla aynı okula göndermek istemediğini, bu velileri ikna etmek için sadece kız çocuklarının okuyacağı ayrı okullar açabileceklerini” ifade etmiştir. Bakanın, kendi fikri değil halkın isteğiymiş gibi sunduğu bu açıklama; aslında kendisinin ve mutabakat yaptığı tarikatların ülkemizi götürmek istediği şeriat düzenine yönelik bir adımdır. Bu, laikliğe, demokrasiye ve eşit yurttaşlık ilkesine açık bir saldırıdır.

Zorunlu din dersleri ile başlayan süreç; seçmeli din dersleri, Diyanet ile yapılan protokol gereği başlatılan ÇEDES projesi, müspet bilim derslerinin müfredatına işlenen gerici fikirlerle bezetilmiş Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile devam etmiş ve nihayetinde kız ve erkek çocuklarının ayrıştırılmasına kadar gelmiştir. Kız ve erkek çocuklarını ayrı okullara yönlendirmek, bilimsel, laik ve eşitlikçi eğitim hakkının ihlalidir. Milli Eğitim Bakanı’nın sözleri, kız çocuklarına değer vermek değil; onları mahremiyet objesi olarak gören eksik ve noksan zihniyetin ifadesidir.

Kız çocuklarımızın bir bölümü bu zihniyet yüzünden erken yaşta zorla evlendirilmekte, ailevi sorumluluklarla yüklenmekte ya da tarikatların dayatması ile temel eğitim haklarından uzaklaştırılmaktadır. Bu uzaklaşmanın önüne geçmek, kız çocuklarının eğitim hakkını güvence altına almak Milli Eğitim Bakanlığı’nın görevidir. Bakanlığın görevi, kız çocukları için ayrı okullar açmak değil; onların eğitim hakkını kısıtlayanlara karşı cezai yaptırımlar uygulamaktır.

Bir ülkenin eğitim politikaları stratejik olup, ülke vatandaşlarının geleceğini belirler. Eğitim politikaları iktidarlara göre değiştirilemez. Hatta milli eğitim bakanlarına göre hiç değiştirilemez. Ne yazık ki; AKP iktidarının 23 yıllık iktidarında 8 Milli eğitim Bakanı değişti, her bakan döneminde müfredatlar ve eğitim sistemi değiştirildi.

Türkiye’nin taraf olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi (CEDAW), Milli Eğitim Bakanlığı’nı bağlamaktadır. Bu sözleşmeler doğrultusunda kamusal ve eşitlikçi eğitim modelleri hayata geçirilmelidir.

AKP iktidarının Milli Eğitim Bakanlığı, bilimsel gerçeklerden uzaklaşarak kadın-erkek eşitliğini hedef almakta; “velilerden talep geldi” diyerek gerici bakış açısını topluma dayatmaktadır. Bakanlık, AKP’ye yakın dini tarikatlarla, sarı sendikalarla ve cemaatlerle kurduğu ittifaklarla kız çocuklarımızı ve toplumsal yaşamın tüm alanlarını hedef almaktadır. Bu gerici tutuma karşı dik durmak; Aydınlık yarına inanan cümle canların en önemli sorumluluklarından biridir. Ve elbette ki Alevi Bektaşi Federasyonu’nun da sorumluluğudur.

Federasyon olarak bu hukuksuz talebe karşı süreci kararlılıkla takip edeceğimizi, bu Emevi zihniyet yapısıyla mücadele edeceğimizi belirtiriz. Toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinden ve çocuklarımızın bilimsel, laik eğitim hakkından asla vazgeçmeyeceğiz. Eğitim hakkı, cinsiyet eşitliği ile güçlenir; özgür ve adil bir toplumun temelini ancak eşitlikçi bir eğitim anlayışı oluşturur.

Bakan Tekin’in ikinci açıklaması ise “12 yıllık eğitim süresinde değişiklik yapmayı planladıkları, 8 yıllık kesintisiz eğitimin antidemokratik olduğu” yönündedir. Tekin, “12 yıllık zorunlu eğitim tartışılmalı. 8 yıllık kesintisiz eğitim antidemokratiktir. 12 yıllık zorunlu eğitimin süresinin azaltılmasının doğru olacağına dair kamuoyu oluştu” diyerek bir başka hak ihlalinin yolunu açmaya çalışmıştır.

Bu açıklamaların arkasındaki niyet, MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir’in sözlerinde netleşmektedir. Özdemir, “12 yıllık kesintisiz eğitim istihdama engel oluyor” demiştir. Yani kamuoyu dedikleri, çocukların emeğine göz diken bazı sanayicilerdir. Ardından Eğitim-Bir-Sen’in yaptığı anket ise bu niyeti destekleyen bir zemin hazırlama çabasıdır.

Tüm bu gelişmeler; iktidar, sermaye ve sarı sendika üçgeninde, eğitimin niteliğini yükseltmek yerine çocuklarımızı daha erken yaşta işgücü piyasasına sürme anlayışının göstergesidir. Bu yaklaşım, çocuklarımızın temel haklarını yok sayan gerici bir zihniyetin yansımasıdır ve kabul edilemez.

Zorunlu eğitimin kısaltılması çocuk işçiliğini meşrulaştırmak anlamına gelir. Alevi Bektaşi Federasyonu olarak çocuklarımızın gerici uygulamalara maruz bırakılmasına izin vermeyecek; anayasal güvence altında olan eğitim hakkının ortadan kaldırılmasına karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK HABERLER

BİZİ TAKİP EDİN

289,397BeğenenBeğen
2,317TakipçiTakip Et
20,344TakipçiTakip Et
1,237AboneAbone Ol
- Reklam -

EN SON HABERLER