Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 5. toplantısında konuşan Cumartesi Anneleri, yıllardır sürdürdükleri adalet mücadelesini anlattı ve gözaltında kayıpların araştırılması için “Hakikat Komisyonu” kurulmasını talep etti.
(Haber Masası) – Toplantıda ilk sözü, 1980 yılında gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal Yarıcı aldı. Yarıcı, “Sayın Başkan, geçmişe girmeden bugünü anlatamayız” diyerek abisinin gözaltına alınma sürecini anlattı. “Abim 1980’de evden çıktı ve bir daha dönmedi. Polis, gözaltına alındığını kabul etti ama daha sonra izini tamamen kaybettik. O günden bu yana adalet arıyoruz” dedi.
Cumartesi Anneleri Komisyon Talebini Yineledi
İkbal Yarıcı, “Eğer demokratik bir ülkede yaşamak istiyorsak, yaraların iyileştirilmesi gerekir. Bilimsel yollarla hakikatleri ortaya çıkaracak ve içinde bizim de yer alacağımız bir komisyon kurulmalıdır” diye konuştu.
Galatasaray Meydanı Yasağı Kaldırılsın
Gözaltında kaybedilen Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak ise 699 hafta boyunca Galatasaray Meydanı’nda barışçıl eylemler gerçekleştirdiklerini hatırlattı. “2018’deki polis müdahalesinden beri Galatasaray Meydanı bize yasaklandı. AYM ve AİHM kararlarına rağmen bu yasak devam ediyor. Bu hukuksuzluk sona ermeli” dedi.
30 Yıldır O Beyaz Toros’un Peşindeyiz
Kayıp yakını Besna Tosun ise 19 Ekim 1995’te gözaltında kaybolan babası Fehmi Tosun’un hikâyesini anlattı: “Babamı zorla beyaz Toros’a bindirdiler. O gün bugündür adalet arıyoruz. 30 yıldır başvurduğumuz tüm hukuk yolları sonuçsuz kaldı. Devlet, kaybolduğunu inkâr ediyor ama biz gerçeğin peşindeyiz.”
Cumartesi Anneleri’nin Ortak Talepleri
Cumartesi Anneleri, toplantıda şu talepleri sıraladı:
- AİHM ve AYM kararları derhal uygulansın.
- Galatasaray Meydanı’ndaki keyfi yasak kaldırılmalı.
- Gözaltında kayıpları araştırmak üzere Hakikat Komisyonu kurulmalı.
- Devlet, gözaltında kaybetme suçundaki sorumluluğunu kabul etmeli.
- Kaybolanların akıbeti açıklanmalı, kalıntıları ailelere teslim edilmeli.
- Cezasızlık politikasına son verilmeli, sorumlular yargılanmalı.
- Gözaltında kaybetme insanlığa karşı suç olarak tanınmalı ve zamanaşımı uygulanmamalı.
- Türkiye, BM Zorla Kaybedilmelere Karşı Sözleşme’yi ve Roma Statüsü’nü imzalamalı ve uygulamalı.
Cumartesi Anneleri, “Barış, yalnızca silahların susması değildir; barış, hakikatin dile gelmesi, adaletin tesis edilmesi ve mağdurların sesi duyulana kadar sürecek toplumsal bir sorumluluktur” ifadelerini kullandı.
