Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, Êzidî halkına dönük soykırımın 11. yıldönümünde İstanbul Kadıköy’de bir araya gelerek adalet talebini yükseltti.
(Haber Masası) – Süreyya Operası önünde yapılan eylemde, soykırımın tanınması, toplu mezarların açılması, kayıpların bulunması, Êzidî kadınların yaşadıklarıyla yüzleşilmesi ve faillerin yargılanması çağrısı yapıldı.
Pankartlar ve Sloganlarla Dayanışma Mesajı Verildi
“Soykırımın 11. Yılında Êzidî Kadınların Mücadelesine Ses Veriyoruz” pankartı ile alana çıkan kadınlar; “Barışa ihtiyacım var”, “Kadın dayanışması sınırları aşıyor”, “Şengal’de Êzidî kadınları hedef alan çeteler bugün Suriye’de Alevi ve Dürzi kadınları hedef alıyor” yazılı dövizler taşıdı. Eyleme DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Sezin Uçar ve SKM Sözcüsü Tanya Kara da katıldı.
“Êzidî Kadınlar Direnişin Adıdır”
Türkçe açıklamayı Roza Kahya, Kürtçesini ise Newroz Ünverdi okudu. Açıklamada, 74. ferman olarak bilinen soykırımın Êzidî kadınlara dönük sistematik imha planı olduğu belirtildi. Tecavüz, köleleştirme, satılma ve katliamlarla karşı karşıya kalan kadınların yalnızca mağdur değil, aynı zamanda direnişin de öznesi olduğu vurgulandı. Êzidî kadınların özsavunma birlikleri kurarak mücadele ettikleri ve kolektif hafızayı taşıdıkları belirtildi.
“Êzidî Soykırımı Hâlâ Tanınmıyor, Failler Cezasız”
Êzidî soykırımının yalnızca 14 ülke tarafından tanındığı, faillerin ise hâlâ cezasız kaldığı ifade edildi. Golani’nin (Ahmet Şara) savaş suçlarından sorumlu olduğu ve kadınların köle olarak satılmasında rol oynadığı hatırlatılarak, siyasal figür olarak meşrulaştırılmasına tepki gösterildi.
“AKP-MHP İktidarı Suçların Ortağıdır”
Açıklamada, AKP-MHP iktidarının IŞİD’e sınır geçişlerinden silah sevkiyatına kadar çeşitli yollarla destek sunduğu, Türkiye’de yakalanan militanların serbest bırakıldığı, Êzidî kadınların Türkiye’de alıkonulduğuna dair belgelerin kamuoyuna yansıdığı belirtildi. Bu politikaların sadece Êzidî kadınlara değil; Alevilere, Kürtlere ve tüm muhaliflere yönelik saldırıların da zeminini oluşturduğu ifade edildi.
“Kadınlar Tüm İnançlara Yönelik Saldırıların Hedefinde”
Alevi, Dürzi, Hristiyan, Süryani ve Filistinli kadınların da inanç temelli cinsiyetlendirilmiş şiddetin hedefi olduğu hatırlatılan açıklamada, tüm bu saldırıların aynı faşist, erkek egemen şiddet rejimlerinin farklı tezahürleri olduğu ifade edildi. Êzidî soykırımıyla yüzleşmeden, bölgedeki çoklu saldırıların durdurulamayacağı vurgulandı.
Kadınların Talepleri: Tanınma, Adalet ve Özyönetim
Kadın inisiyatifi şu talepleri kamuoyuna duyurdu:
- Êzidî soykırımı uluslararası düzeyde tanınmalı ve bir soykırım mahkemesi kurulmalıdır.
- Toplu mezarlar açılmalı, kayıplar bulunmalı ve esirler özgürlüğüne kavuşturulmalıdır.
- Êzidî kadınların yaşadıklarıyla yüzleşilmeli, onarıcı adalet sağlanmalıdır.
- Kadınlara yönelik savaş suçlarını işleyenler yargılanmalıdır.
- Êzidî halkının anayurduna dönüşü, özyönetim ve özsavunma hakkı güvence altına alınmalıdır.
“Jin Jiyan Azadî” Sloganlarıyla Eylem Sonlandı
“Tecavüz bir savaş silahıdır, cezasızlık suça ortak olmaktır” denilen açıklamada, sessizliğe ve hareketsizliğe karşı kadın dayanışmasının büyütülmesi çağrısı yapıldı. “Savaş değil yaşam, sessizlik değil dayanışma, cezasızlık değil hesaplaşma” sloganlarıyla son bulan eylemde sık sık “Barış için ısrar ediyoruz” ve “Jin, jiyan, azadî” sloganları atıldı.
