DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, güncel gelişmeler hakkında düzenlediği basın toplantısında orman yangınları, demokratik barış süreci ve Meclis’te kurulması planlanan komisyonun işleyişine dair değerlendirmelerde bulundu.
(Haber Masası) – Doğan, Türkiye’nin “ekokırım suç mahalli”ne dönüştüğünü belirterek, demokratik çözüm sürecine yönelik toplumsal destek çağrısında bulundu.
“Türkiye Tam Bir Ekokırım Suç Mahalli”
Bursa’dan Lice’ye, Karabük’ten Muğla’ya kadar birçok ilde devam eden orman yangınlarına dikkat çeken Doğan, “Hiçbir canlının yaşam hakkı güvence altında değil. Türkiye bu haliyle bir ekokırım suç mahalli” dedi.
İklim krizinin etkilerini reddetmeden, asıl sorumluluğun iktidarın ihmali ve sermaye odaklı politikaları olduğunu belirten Doğan, alınmayan önlemler nedeniyle ekosistemin yangına hazır bir yakıt deposuna dönüştüğünü vurguladı.
“Orman Yangınlarını İklim Krizine Bağlamak Sorumluluktan Kaçmaktır”
Yangınlara dair yıllardır verilen araştırma önergelerinin reddedildiğini hatırlatan Doğan, “Ülkeyi yönetenlerin, orman yangınlarını kader, fıtrat, doğal afet diyerek geçiştirmeye çalışması kabul edilemez” dedi.
DEM Parti olarak TBMM’ye kapsamlı bir kanun teklifi verdiklerini belirten Doğan, yangın önleme ve müdahale konusunda somut adım çağrısında bulundu.
“Barış Ve Demokratik Toplum Süreci Teknik Değil, Yaşamsaldır”
DEM Parti’nin barış ve demokratik toplum sürecine dair çalışmalarının çok boyutlu sürdüğünü belirten Doğan, “Bu yalnızca siyasi değil, aynı zamanda yaşamı yeniden inşa etmeye dair bir tasavvurdur. Kadına yönelik şiddetten ekolojik yıkıma, her alanda bütünlüklü bir dönüşüm süreci hedefliyoruz” dedi.
“11 Temmuz’da Süleymaniye’de Silahlar Yakıldı, Bu Kararlılığın İfadesidir”
Doğan, 11 Temmuz’da Süleymaniye’de silahların imha edilmesinin “demokratik siyasete geçiş iradesinin” önemli bir ifadesi olduğunu belirtti. Bu adımın devamı niteliğinde Meclis’te kurulacak komisyonun, tarihi bir fırsatı hukuki zemine taşıması gerektiğini vurguladı.
“Komisyonun İşleyişi İlk Toplantıdan Sonra Netleşecek”
Doğan, Meclis’te kurulacak olan komisyonun nasıl çalışacağına dair tartışmalara ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Komisyonun ismini de, usulünü de üyeler konsensüsle belirlemelidir. Eşitlik, adalet, kardeşlik gibi kavramları içeren bir isim bizim için makbuldür. Ama en önemli olan şey, komisyonun çoğulcu, şeffaf ve kapsayıcı bir biçimde çalışmasıdır.”
“Bu Tarihsel Fırsatı Kalıcı Hale Getirmenin Şartı Ciddiyet Ve Cesarettir”
Türkiye’nin bir demokrasi ve çözüm fırsatını konuştuğunu belirten Doğan, “Silahların devre dışı bırakılması, demokratik siyasetin önünün açılmasıdır. Bu ülke neden bu kadar önemli bir kararı tartışmaktan çekiniyor?” diye sordu.
“Diyarbakır’da Demokrasi Olduğunu Kim İddia Edebilir?”
Doğan, Türkiye’nin doğusunda uzun süredir devam eden kayyım uygulamalarına, cezaevindeki ihlallere ve infaz süreleri tamamlanmış siyasi tutuklulara dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Şırnak’ta ekolojik yıkım, Diyarbakır’da kayyım, Van’da demokratik iradenin gaspı devam ediyor. Bu mu demokrasi? Eğer İstanbul’da otokrasi varsa, Diyarbakır’da demokrasi olduğuna kim inanabilir?”
“Demokratikleşme Herkes İçin Eşit Olmalı”
Türkiye’nin batısından doğusuna kadar tüm yurttaşların eşit hissettiği bir demokrasi için mücadele ettiklerini belirten Doğan, “Mücadelemiz İzmir için de Şırnak için de geçerli. Mücadelenin amacı seçim kazanmak değil, onurlu bir barışı kalıcı hale getirmek” dedi.
“Dilimize Yönelik Eleştirileri Kabul Etmiyoruz”
DEM Parti’nin kullandığı dile yönelik gelen eleştirileri reddeden Doğan, “Biz kucaklayıcı, sorumlu, barışçıl bir dil kullanıyoruz. Bize dil uyarısı yapanlar önce kendi dillerine baksın. Hakikati dile getirmekten vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Ağustos Ayı Sahada Geçecek: Cizre’de Start Veriyoruz”
Ayşegül Doğan, yaz boyunca yapılacak çalışmalara dair şu bilgileri paylaştı:
“Yarın Cizre’de Barış ve Demokratik Toplum Şöleni ile Ağustos ayı çalışmalarına başlayacağız. Cezaevleri, hak ihlalleri, STK buluşmaları, yürüyüş ve mitingler gündemimizde olacak. Eylül’e güçlü bir şekilde hazırlanıyoruz.”
“Komisyon Terörle Değil, Barışla Tanımlanmalı”
MHP’nin “Kardeşlik ve Dayanışma Komisyonu” önerisine ve “terör” kavramı üzerinden yürütülen tartışmalara da değinen Doğan, şöyle konuştu:
“Komisyonun adı, süreci tanımlayacak şekilde belirlenmelidir. Biz ‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ ifadesini kullanıyoruz. Sorunu terörle değil, demokrasiyle ve eşit yurttaşlıkla çözmek gerekir.”
