26.4 C
İstanbul
17 Ağustos 2026, Pazartesi

Antalya Arkeoloji Müzesi Yıkılmasın: “Kamusal Hafızamız Silinmesin”

Haber Masası
Haber Masası
Aradığımız gerçek, bulduğumuz ve bildiğimiz, güvendiğimiz yegane şey gerçek. Yol TV halkındır ve her dem gerçek!

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 20 Mart 2025’te açıkladığı Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkım kararı, kamuoyunda tepkiyle karşılandı.

(Haber Masası) – Bu kararın ardından aralarında arkeologlar, mühendisler, sendikalar ve meslek örgütlerinin de bulunduğu 13 kurum bir araya gelerek Müze Çalışma Grubu’nu kurdu. Grup, müzenin mimari bütünlüğüne zarar verilmeden restore edilebileceğini vurgularken, “Yıkım, bir dönemin kamusal mirasının silinmesi anlamına gelir” dedi.

Modern Cumhuriyet Mimarisinin Simgesi

Antalya Arkeoloji Müzesi, 1972 yılında açıldı ve Türkiye’de yarışma projesiyle inşa edilen ilk müze olma özelliğini taşıyor. Doğan Tekeli, Sami Sisa ve Metin Hepgüler tarafından tasarlanan yapı, modernist Cumhuriyet mimarisinin simgelerinden biri olarak kabul ediliyor.

Kökeni ise 1919 yılına uzanıyor. Antalya Lisesi öğretmeni Süleyman Fikri Erten’in işgal koşullarında başlattığı girişimle kurulan müze, Alt Paleolitik Çağ’dan Bizans dönemine kadar uzanan geniş bir koleksiyona sahip. Roma dönemi çömlekleri, Perge kökenli mitolojik heykeller, mozaikler, ikonalar ve lahitler gibi birçok eşsiz eser barındırıyor.

“Yıkım Yerine Güçlendirme Mümkün”

Müze Çalışma Grubu sözcüsü Prof. Dr. Gül Işın, binanın depreme dayanıksız olduğu yönündeki gerekçenin tam bir analiz yerine yalnızca karot testiyle belirlendiğini ifade ederek şunları söyledi:

“Madem riskliydi, beş yıldır neden ziyaretçiler içeri alındı? Yapı mimari özüne zarar verilmeden teknik olarak güçlendirilebilir. Yıkım ve yeniden inşa için ayrılması planlanan 2,5 milyar TL’ye karşılık, mevcut binanın güçlendirilmesi yalnızca 180 milyon TL tutarında.”

Antalya Kent Konseyi ve İnşaat Mühendisleri Odası’nın teknik raporları da bu değerlendirmeyi destekliyor.

Eserlerin Taşınma Süreci Endişe Yaratıyor

Müze Çalışma Grubu, sadece binanın yıkımı değil, içindeki paha biçilemez eserlerin taşınma süreciyle ilgili de endişelerini dile getiriyor. Prof. Dr. Gül Işın, eserlerin yeterli iklimlendirme sistemleri olmadan konteynerlara taşınacağı yönünde duyumlar aldıklarını belirtti:

“Heykellerin paketlenmeden futbol sahasına taşınacağı, güneş altında kalabileceği, sigortalama yapılmadığı gibi bilgiler geliyor. Nem, sıcaklık ve güvenlik açısından hiçbir kamuya açık açıklama yapılmadı.”

Bakanlık Diyaloğa Kapalı: 35 Müze Kapalı

Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan şimdiye dek Müze Çalışma Grubu’na herhangi bir doğrudan yanıt verilmiş değil. Randevu talepleri reddedilirken, sadece belirli kurumlara yönelik kapalı toplantılar yapıldığı belirtiliyor.

Işın, müze meselesinin Antalya ile sınırlı olmadığını, Türkiye genelinde restorasyon ya da deprem gerekçesiyle şu anda 35 müzenin kapalı olduğunu belirterek “Türkiye gibi arkeolojik olarak eşsiz bir coğrafyada yalnızca 217 devlet müzesi bulunuyor. Bu sayı zaten çok az; bunun 35’i de kapalı” dedi.

Yıkıma Karşı Her Gün Müze Bahçesindeler

Müze Çalışma Grubu, temmuz ayı boyunca her gün saat 18.00’de Antalya Arkeoloji Müzesi bahçesinde yıkım kararına karşı bir araya geliyor. Bu direnişin sadece yerel değil, ulusal düzeyde bir kamusal hafıza savunması olduğuna dikkat çeken Işın, tüm yurttaşlara şu sözlerle çağrıda bulundu:

“Bu sadece bir bina meselesi değil. 20. yüzyıl Cumhuriyet dönemi kamusal değerlerinin kolayca silinmemesi için toplumsal farkındalık yaratmalıyız. Tüm yurttaşları bu sürece sahip çıkmaya çağırıyoruz.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK HABERLER

BİZİ TAKİP EDİN

289,397BeğenenBeğen
2,317TakipçiTakip Et
20,344TakipçiTakip Et
1,237AboneAbone Ol
- Reklam -

EN SON HABERLER