Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), çevre ve halk sağlığı açısından yeni tehditleri mercek altına alan kapsamlı bir rapor yayımladı.
(Haber Masası) – Raporda, iklim krizinin tetiklediği dört çevresel tehdide dikkat çekiliyor: buzulların erimesiyle açığa çıkan mikroorganizmalar, barajların nehir ekosistemine etkisi, yaşlı nüfusun aşırı hava olaylarından gördüğü zarar ve sellerle yayılan kalıcı kirleticiler.
Buzulların Erimesi, Bin Yıllık Mikroorganizmaları Serbest Bırakıyor
Raporda, bu yüzyıl içinde birçok buzulun tamamen yok olacağı öngörülüyor. Bu süreç, yalnızca su baskınlarına değil, aynı zamanda binlerce yıldır buzulların içinde hapsolmuş bakteri, virüs ve mantar gibi mikroorganizmaların yeniden doğaya karışmasına da neden olabilir.
UNEP’e göre, bu mikroorganizmaların bir kısmı hâlâ canlı ve potansiyel olarak patojenik özellik taşıyor. Uzmanlar, yalnızca erime hızını yavaşlatmanın yeterli olmayacağını; aynı zamanda mikrobiyal risklere karşı hazırlıklı olunması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca bu canlıların, iklim tarihi, evrimsel süreçler ve biyoteknolojik araştırmalar açısından da önemli veriler barındırdığı belirtilerek belgelenmesi ve korunması çağrısı yapılıyor.
Barajlar Nehir Ekosistemlerini Yok Ediyor
Kuraklıklarla birleşen baraj inşaatları, doğal nehir akışlarını bozarak ekosistemleri tehdit ediyor. UNEP raporu, dünya genelinde yerel halkların, özellikle kadın ve gençlerin barajların kaldırılması yönündeki çabalarına dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre, barajların kaldırılmasıyla birlikte su yolları beklenenden çok daha hızlı iyileşebiliyor. Ancak bu iyileşmenin sürdürülebilir olması için kirlilik, iklim değişikliği gibi diğer çevresel stres faktörlerinin de aynı anda ele alınması gerekiyor.
Yaşlılar Aşırı Hava Olaylarının En Kırılgan Grubu
Rapora göre iklim değişikliğinin etkilerinden en çok zarar gören gruplardan biri yaşlı nüfus. Sıcak hava dalgaları, hava kirliliği ve doğal afetlerin yaşlılar üzerindeki ölümcül etkisi giderek artıyor.
Verilere göre, 2024’te dünya nüfusunun %10’unu oluşturan 65 yaş üstü bireylerin oranı 2050’de %16’ya ulaşacak. Bu nüfusun büyük kısmı kentlerde yaşarken, çevresel felaketlere karşı daha savunmasız hale gelecek. Bu nedenle yaşlı nüfusu korumaya yönelik etkili kentsel uyum politikaları geliştirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Seller Kalıcı Zehirli Kimyasalları Yüzeye Taşıyor
Şiddetli yağışlar ve seller yalnızca fiziksel yıkıma neden olmuyor; aynı zamanda toprağın derinliklerinde birikmiş zehirli kimyasalların açığa çıkmasına yol açıyor. Raporda, Pakistan’daki 2010 seli, Nijer Deltası’ndaki 2012 su baskınları ve ABD’deki 2017 Harvey Kasırgası örnek gösterilerek, sellerin ağır metaller ile kalıcı organik kirleticileri gün yüzüne çıkardığına dikkat çekiliyor.
UNEP: Yerel Görünen Tehditler Küresel Krizlere Dönüşebilir
UNEP’in raporuna göre bu dört çevresel tehdit bugün yerel düzeyde etkili gibi görünse de, gerekli önlemler alınmazsa bölgesel ve hatta küresel ölçekte krizlere dönüşebilir. Bu nedenle önleyici stratejilerin acilen hayata geçirilmesi gerektiği belirtiliyor.
