DEM Parti Emek Komisyonu Eşsözcüleri Sevtap Akdağ ve Mehmet Bozgeyik, Eskişehir’de 10 kişinin yaşamını yitirdiği orman yangınına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.
(Haber Masası) – Açıklamada, yangınların sistematik politikaların sonucu olduğu belirtilerek, “Bu yıkım ne kaderdir ne fıtrattır. Teslim olmayacağız” denildi.
Eskişehir’in Seyitgazi ilçesi yakınlarında çıkan Büyükyayla-Fethiye orman yangınına ilişkin DEM Parti’den sert bir açıklama geldi. Emek Komisyonu Eşsözcüleri Sevtap Akdağ ve Mehmet Bozgeyik tarafından yapılan açıklamada, 10 kişinin yaşamını yitirdiği yangının ardından ihmallerin ve sorumlulukların üstünün örtüldüğü ifade edildi.
“Yangınla Mücadele Gönüllülere Bırakılamaz”
Açıklamada, yangına müdahalenin sadece gönüllülerin ve itfaiye çalışanlarının omzuna bırakıldığına dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
“Yangını söndürmek tek başına gönüllülerin ve itfaiye emekçilerinin işi olamaz. Onları bütünlüklü bir planlama olmadan yangın alanına göndermek, ölüme terk etmektir. Ne yazık ki yaşanan tam da budur. Mağaraya sığınmak zorunda kalan gönüllüler ve itfaiyeciler dumandan zehirlenerek yaşamını yitirmiştir.”
“Yangınlar Doğal Değil, Politik”
DEM Parti, yangınların doğa olayı değil, yıllardır sürdürülen rant politikalarının sonucu olduğunu vurguladı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın verilerine göre 2025 yılının ilk 6 ayında 1.351 orman yangını çıktığına dikkat çekilen açıklamada, bu tablonun sistematik ve politik olduğunun altı çizildi.
“Bu Bir Doğa Katliamıdır, Sorumlular Hesap Vermeli”
Yangınlara yönelik müdahalelerin her yıl yetersiz kaldığına işaret edilen açıklamada, gece görüşlü hava araçlarının sınırlılığı, yangın filosunun eksikliği, liyakatsizlik ve kurumsal çöküşe vurgu yapıldı. Hükümetin ise hamasi söylemlerle sorumluluktan kaçtığı ifade edildi:
“Bu katliam ne kaderdir ne de fıtrattır! Yanan sadece ağaçlar değildir. Oradaki tüm canlıların yaşam alanları, halkların geçim kaynağı, kültürü ve doğayla kurduğu ilişki de kül olmaktadır.”
“Orman Yangınlarının %90’ı İnsan Kaynaklı”
Açıklamada, orman yangınlarının yüzde 90’ının insan kaynaklı olduğu belirtilerek, bilimsel ve kamucu önlemlerle bu yangınların büyük bir kısmının önlenebileceği kaydedildi. Ancak iktidarın doğaya ve halka karşı kayıtsız olduğu vurgulandı:
“Her yıl daha fazla alan yanıyor, daha fazla can kaybı yaşanıyor ama tek bir yetkili bile istifa etmiyor. Bu, artık bir kriz değil; bilinçli bir yok etme siyasetidir.”
DEM Parti’nin 6 Maddelik Acil Talep Listesi
Açıklamada yangınların önlenmesi ve sorumluların yargılanması için şu talepler sıralandı:
- Meclis bünyesinde bağımsız bir komisyon kurularak yangınların nedenleri ve ihmaller açığa çıkarılmalı, sorumlular yargı önünde hesap vermelidir.
- Kamusal yatırımlar artırılmalı, güçlü bir yangın söndürme filosu kurulmalı, şeffaflık sağlanmalıdır.
- Liyakat esaslı atamalar yapılmalı, torpil ve kadrolaşmaya son verilmelidir.
- Yangınla mücadele eden emekçilerin işçi sağlığı ve güvenliği bilime ve insana dayalı olarak güvence altına alınmalıdır.
- Demokratik kurumsallaşma sağlanmalı; meslek odaları, çevre örgütleri ve ekoloji savunucuları karar süreçlerine katılmalıdır.
- Doğayla barışık, ekolojik bir yaşam anlayışı kamu politikalarına yön vermeli; rant odaklı uygulamalardan derhal vazgeçilmelidir.
“Yaşamı Savunmak Suç Değil, Görevdir”
DEM Parti, açıklamasının sonunda doğayı ve yaşamı savunmanın herkesin görevi olduğunu vurgulayarak şu sözlerle çağrısını yineledi:
“Yaşamı, doğayı ve halkların bir arada geleceğini savunmaktan vazgeçmeyeceğiz. Yaşamı savunmak suç değil görevdir. Sessiz kalmak ise suça ortak olmaktır.”
