DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülen “Maden, Enerji ve Çevre Kanunları”nda değişiklik öngören torba yasa teklifine sert tepki gösterdi.
(Haber Masası) – “Bu yasa doğa katliamına vurulan son kepçe darbesidir” diyen Fırat, başta İkizköy olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında süren çevre direnişlerinin görmezden gelindiğini vurguladı.
“Açlık Grevindeki İnsanların Sesi Meclis’te Duyulmalı”
Fırat, Muğla’nın İkizköy Mahallesi’nden Ankara’ya gelen çevrecilerin açlık grevinde olduğunu hatırlatarak, iktidarın bu sese kulak vermemesini eleştirdi. Meclis önünde süren doğa nöbetlerine işaret eden Fırat, çevre ve yaşam savunucularının taleplerinin görmezden gelinmemesi gerektiğini söyledi.
“Bu Yasa Halkın Yararı İçin Değil”
Görüşülmekte olan torba yasaya ilişkin eleştirilerini dile getiren Celal Fırat, doğanın korunması bahanesiyle getirilen düzenlemelerin samimi olmadığını belirtti. Rehabilitasyon bedelleri gibi düzenlemelerin gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Fırat, “Doğa tahribatının parasal değeri olmaz. Külliyen yalan söylüyorlar” dedi. Kazdağları örneğini hatırlatan Fırat, kesilen binlerce ağacın yerine dikilen fidanların ekolojik dengeyi geri getirmeyeceğini belirtti.
“Türkiye’nin Her Köşesinde Doğa Talanı Var”
Konuşmasında çevre tahribatının yalnızca bir bölgeyle sınırlı olmadığını vurgulayan Celal Fırat, Türkiye’nin dört bir yanından örnekler sıraladı:
- Ankara Gölbaşı’nda Eymir ve Mogan Gölleri havzalarına kömür madeni
- Malatya Pütürge’de profilit madenciliği
- Ardahan Göle’de Koza Altın Şirketi’nin projesi
- Erzincan Ergan’da kalker ocağı
- Dersim Hozat’ta Derviş Cemal Türbesi civarında maden projesi
- Çemişgezek’te Tagar Çayı üzerindeki HES projesi
- Ovacık Cevizlidere, Sivas Bakırtepe, Tokat ve Adıyaman’daki maden alanları
Fırat, bu projelerin tamamının doğayı yok ettiğini, kutsal mekânların ve içme suyu kaynaklarının tehdit altında olduğunu belirtti.
“Tarihi Yanlıştan Dönün, Doğayı Savunalım”
Fırat konuşmasını Meclis’e ve kamuoyuna çağrıyla sonlandırdı:
“Şimdi çıkarmak istediğiniz bu yasa doğa katliamına vurulan son kepçe darbesidir. Gelin, bu tarihi yanlıştan dönelim. Doğa bizim nefesimizdir, evimizdir, tarihimizdir. Onu tüketmeyelim, onunla bir olalım. Doğanın sesine kulak verelim.”
