Alevi Dernekleri, Belediye Sarayı’nda aşure dağıttı.
(Haber Masası) – Almanya’nın Hamburg kentinde 11 Temmuz’da Belediye Sarayı’nda düzenlenen aşure lokması paylaşımı, çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleşti. Hamburg Eyalet Başbakan Yardımcısı ve Bilim, Araştırma, Eşitlik Bakanı Katharina Fegebank’ın da yer aldığı program, Yeşiller Partisi Hamburg Meclis Grubu adına Milletvekili Filiz Demirel ile Alevi derneklerinin ortak organizasyonuyla gerçekleştirildi.
Aşurenin Anlamı: Farklılıkta Birlik
Etkinlikte, aşurenin sembolik anlamına vurgu yapılarak farklı inanç ve etnik kökenlerden insanların bir araya gelmesinin önemi dile getirildi. Aşurenin; farklı tatlar, dokular ve kökenlerin bir araya gelerek oluşturduğu birlik ve uyumu temsil ettiği ifade edildi.
Demirel: “Muharrem Sadece Matem Değil, İnsanlığa Çağrıdır”
Milletvekili Filiz Demirel konuşmasında, Muharrem ayının Alevi inancı açısından taşıdığı derin anlamlara değinerek şunları söyledi: “Muharrem ayı sadece bir yas ve matem dönemi değil, aynı zamanda insanlık, barış ve adalet çağrısıdır. Alevi toplumu bu dönemde yalnızca oruç tutmakla kalmaz, insanlığa karşı sorumluluğunu da hatırlar.”
Fegebank: “Hamburg Olarak Sorumluluk Üstleniyoruz”
Eyalet Başbakan Yardımcısı Katharina Fegebank ise Alevi toplumu ile Hamburg eyaleti arasında imzalanan devlet anlaşmasına ve Hamburg Üniversitesi’nde kurulan Alevilik kürsüsüne değinerek, bu alanlardaki desteğin süreceğini vurguladı. Fegebank, ayrıca Suriye’de Alevilere ve diğer azınlıklara yönelik şiddeti kınadı.
Elif Aksu’dan Uluslararası Topluma Çağrı
Alevi dernekleri adına konuşan Elif Aksu ise 2025 yılı başından bu yana Suriye’de başta Lazkiye, Tartus ve İdlib olmak üzere Alevilere yönelik artan şiddet olaylarını gündeme taşıdı. Aksu, yaşananlara dair şu ifadeleri kullandı: “Bu bir yok etme girişimidir. Kadınlar kaçırılıyor, tecavüze uğruyor, köle gibi satılıyor. Bu sadece bireylere değil, bir kimliğe karşı yapılan bir saldırıdır.”
Aksu, uluslararası kamuoyunun sessizliğini eleştirerek daha fazla dayanışma çağrısında bulundu.
Alevi Düşmanlığı Resmen Tanınmalı
Katılımcılar, Alevilere yönelik ayrımcılığın Avrupa’da, özellikle Almanya’da hâlâ yeterince tanınmadığını belirtti. Özellikle genç Alevilerin eğitim kurumlarında ayrımcılığa uğradığına dikkat çekildi. Alevi düşmanlığının, “grup temelli insan düşmanlığı” olarak resmi düzeyde tanınması gerektiği vurgulandı.
Hamburg’dan Öncü Adımlar
Konuşmalarda, Hamburg’un Almanya’da Alevi toplumu ile devlet anlaşması imzalayan ilk eyalet olması hatırlatıldı. Ayrıca, “Herkes İçin Ortak Din Dersi” (RUFA) projesi ve Hamburg Üniversitesi’nde kurulan Alevilik kürsüsünün, Alevi kimliğinin tanınması açısından önemine işaret edildi.
Deyişler, Gülbenkler ve Semah ile Anlamlı Kapanış
Programda Alevi inancını yansıtan deyişler seslendirilirken, Ezo İme tarafından yapılan çerağ gülbenki ve Alevi dedeleri Mustafa Mısır, Ali Kemal Öztürk, Hacı Erdemli ve Mahsuni İme’nin lokma gülbenki ile etkinliğe manevî bir atmosfer kazandırıldı. Semah dönüldü, katılımcılara aşure ikram edildi.
Etkinliğin sonunda Pir Sultan Abdal’ın şu sözü salonda yankılandı: “Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan.”



Toplumsal Dayanışmanın Güçlü Mesajı
Etkinlik, çok kültürlü birlikteliği ve toplumsal dayanışmayı vurgulayan güçlü bir mesajla sona erdi. Aşure, bir kez daha farklılıkların zenginlik olduğunu ve birlikte yaşamanın mümkün olduğunu hatırlattı.
