Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Gezi Direnişi’nin yıl dönümünde bir basın açıklaması yayımlayarak, direnişte hayatını kaybedenleri andı ve adalet mücadelesinin süreceğini vurguladı.
(Haber Masası) – Alevi Bektaşi Federasyonu açıklamasında, Gezi’nin bir halk vicdanı olduğunu ve Alevilere yönelik asimilasyon politikalarına geçit verilmeyeceğini belirtti.
“Gezi Umuttur, Umut Susturulamaz”
ABF açıklamasında, Gezi Direnişi’nde yaşamını yitiren Ali İsmail Korkmaz, Ethem Sarısülük, Medeni Yıldırım, Berkin Elvan, Abdullah Cömert, Ahmet Atakan ve Mehmet Ayvalıtaş tek tek anıldı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Her biri bu halkın yüreğinde bir isyan çiçeği, her biri özgür yarınlarımızın toprağında filizlenen bir fidan. Gezi; talan edilen doğaya, kadına yönelik şiddete, Alevilere reva görülen ayrımcılığa, gençliğe biçilen suskunluğa ve emeğin sömürüsüne karşı yükselen bir vicdan ayaklanmasıydı.”
İnancımıza ve Kimliğimize Yönelik Müdahalelere Boyun Eğmeyeceğiz
ABF, Gezi ruhunun bugün de dimdik ayakta olduğunu belirterek, “Cami-cemevi projeleri” gibi uygulamalarla Alevilerin inanç özgürlüğünün hedef alındığını savundu. Açıklamada, “İktidar, sözde açılım masallarıyla Alevilerin gözünü boyamaya çalışırken, asimilasyon politikalarıyla inancımızı teslim almaya uğraşmaktadır. Biz bu iki yüzlü politikalara da, inancımıza yönelen müdahalelere de boyun eğmeyeceğiz” denildi.
“Gezi Bir Direniş Değil, Bir Öğretidir”
Gezi Direnişi’nin farklı kimliklerin bir araya geldiği ortak bir mücadele alanı olduğu belirtilen açıklamada, direnişin halklar arasında dayanışmayı güçlendirdiği vurgulandı:
“Alevi de vardı, Sünni de… Ateist de, dindar da… Beyaz yakalı da, işçi de… Herkesin birbirine el uzattığı, halkların birbirini tanıdığı o günler; bu coğrafyanın utanca değil, umuda gebe olduğunun kanıtıydı.”
“Gezi’de Yitirdiğimiz Canlar İçin Adalet Arayışımız Sürecek”
Açıklama, Gezi Direnişi’ni “terör” olarak tanımlayan anlayışın halkın vicdanında mahkum olduğuna işaret ederek şu ifadelerle sona erdi:
“Bu halk sizin saraylarınızdan, yalanlarınızdan, zulmünüzden büyüktür! Gezi’de yitirdiğimiz canlarımız için adalet arayışımız sürecek. Onları unutmayacağız, unutturmayacağız! Bir kez daha haykırıyoruz: Sizin zulmünüz varsa, bizim de Gezi’miz var!”
