Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Ortadoğu’da ve dünya genelinde Alevilere yönelik sistematik baskılar, hak ihlalleri ve ayrımcılık karşısında güçlü bir kolektif irade oluşturmanın zamanının geldiğine ilişkin bir yazı yazdı.
(Haber Masası) – Mat, “Dünya Alevi Kongresi Toplanmalıdır” başlıklı yazısında, farklı coğrafyalara dağılmış olan Alevi toplumuna küresel ölçekte buluşma ve birlik çağrısı yaptı.
AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, özellikle Türkiye, İran, Irak ve Suriye gibi ülkelerde Alevilerin maruz kaldığı inkar, asimilasyon, katliam ve dışlanma politikalarına dikkat çekerken, diasporada yaşayan Alevilerin de bu süreçlere karşı duyarlı olması gerektiğini ifade etti. “Artık suskunluk değil, ortak söz zamanı” diyen Mat, Alevi inancının tarihsel belleğini ve evrensel mesajını taşıyacak güçlü bir birlikteliğin kurulması gerektiğini vurguladı.
Bu kapsamda önerdiği Dünya Alevi Kongresi’nin, yalnızca geçmişin muhasebesini yapmakla kalmayıp, bugünün mücadelelerini ortaklaştıran ve geleceğe yönelik stratejik bir yol haritası çizen tarihsel bir adım olacağını ifade etti.
Mat’ın “Dünya Alevi Kongresi Toplanmalıdır” başlıklı yazısının tam metni şöyle:
Toplumsal ve Siyasal Gelişmeler Ortak Dayanışmayı Zorunlu Kılıyor
Ortadoğu ve Türkiye başta olmak üzere, yaşadığımız coğrafyalarda süregelen toplumsal ve siyasal gelişmeler; barış, demokrasi ve yeni bir anayasa taleplerinin yeniden tartışıldığı bir dönemi beraberinde getirmiştir.
Bu süreçte; “Alevilik Vardır, Aleviler Haktır” şiarıyla, ortak akılda, ortak vicdanda ve ortak mücadelede buluşmanın zamanı gelmiştir.
Farklı Coğrafyalar, Ortak Acılar
Aleviler; Türkiye, Avrupa, Balkanlar, Suriye, Irak, İran, Amerika, Kanada, Arjantin, Brezilya ve daha pek çok ülkede yaşamaktadır.
Her biri farklı dillerde konuşsa, farklı etnik kimliklere, geleneklere ve inançsal yorumlara sahip olsa da; tarih boyunca aynı acıları, aynı baskıları ve aynı ayrımcılığı yaşamıştır.
İnkâr, Asimilasyon, Katliam ve Dışlanma Gerçeği
Özellikle Türkiye, İran, Irak ve Suriye gibi ülkelerde yaşayan Alevilerin ortak kaderi;
inkâr, asimilasyon, katliam, soykırım, hakaret, kamusal alandan dışlanma, sürgün ve cezaevlerinde tutsaklıktır.
Bu karanlık tablo bizim alın yazımız ve kaderimiz değildir; bu uygulamalar ve haksızlıklar asla kabul edilemez!
Suskunluğun Yerine Ortak Söz, Yalnızlığın Yerine Küresel Dayanışma
Artık suskunluğun yerini ortak söz, yalnızlığın yerini ise küresel dayanışma almalıdır.
Ortak hafızamızı diri tutmak, haklarımızı birlikte sahiplenmek ve geleceği kolektif iradeyle inşa etmek zorundayız. Bu nedenle; Dünya Alevi Kongresi toplanmalıdır!
Kongre: Sadece Buluşma Değil, Tarihsel Bir Adım
Bu kongre; sadece bir buluşma değil, ortak geçmişimizi, bugünkü mücadelemizi ve yarına dair umutlarımızı örgütleyen tarihsel bir adımdır.
Bu kongre:
▪︎ Alevi toplumunun tarihsel belleğini korumalı,
▪︎ İnançsal ve kültürel değerlerimizi yaşatmalı,
▪︎ Hak ihlallerine karşı ortak ve kararlı bir duruş geliştirmeli,
▪︎ Mücadelemizi ortaklaştırmalı ve büyütmeli,
▪︎ Gelecek kuşaklara onurlu bir miras bırakmalıdır.
Alevi Öğretisinin Evrensel Mesajı Taşınmalı
Aynı zamanda, barışı, sevgiyi, hoşgörüyü ve dayanışmayı esas alan Alevi öğretisinin evrensel mesajını daha güçlü bir şekilde dünyaya taşımalı; sadece Aleviler için değil, benzer acıları yaşayan tüm mazlum halklarla omuz omuza bir dayanışma alanı yaratmalıdır.
Birlikte Daha Güçlü, Daha Görünür Olabiliriz
Birlikte daha güçlü, daha kararlı, daha görünür olabiliriz.
Birliğimiz, yolumuz ve direnişimiz daim olsun.
Gelin Canlar, Bir Olalım.
Aşk ile…
