(ANKARA) – Özgür Özel’den Erdoğan’a “rakı hesabı” yanıtı geldi. Özel, “İçki içen suçlu değildir. Sen kimsenin yediğini içtiğini, giydiğini sorgulayacak makamda değilsin. Kimsin sen!” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Özel, Cumhur İttifakı ortağı MHP lideri Devlet Bahçeli’nin ‘askıda buğday’ kampanyası için ise Özel, “askıda vekil uygulamasına son verin” çağrısı yaptı. Ayrıca muhalefete, gazetecilere, akademisyenlere ve TÜSİAD’a yönelik baskı ve soruşturmalara tepki gösterdi. Özel, Gelecek Partisi’nden istifa edip AK Parti’ye geçen Serap Yazıcı’nın CHP’ye geçmek için kendileriyle görüştüğünü söyledi.
Özel’in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
“Cumhuriyet Halk partisi ailesi büyümeye devam ediyor. Partimize emek dünyasından önemli isimler katıldı. Biraz önce yukarıda kendilerini ağırladık, rozetlerini taktık. Birleşik Kamu-İş’in önceki dönem genel başkanları Sayın Mehmet Yeşildağ ve Sayın Hasan Kütük’e baba ocağına hoş geldiniz diyorum.
Erdoğan’a “Rakı Hesabı” Yanıtı
Sahte alkolden ölümler artıyor. Komisyon teklif ettik reddettiler. Siyasi sebeplerle duymak istemiyorlar. 100 liralık içkinin 62 lirası vergi. Sözlerimi kesiyor, kendi grubunda dinletiyor, ‘bak rakı hesabı yapıyor’ diyor. Rakı gizlenecek, utanılacak bir şey değildir. Bu vergilerin tamamının ideolojik olması ayıptır. İçki içen suçlu değildir. Sen kimsenin yediğini içtiğini, giydiğini sorgulayacak makamda değilsin. Kimsin sen! İnsanların yaşam biçimini sorgulayamazsın. Sen vereceksen OECD ülkeleri içinde Türkiye’nin gıda enflasyonunda birinci olduğunun, gıda enflasyonunun yüzde 44 olmasının, 38 OECD ülkesindeki ortalamanın yüzde 4 olmasının hesabını ver.
Özgür Özel’den Bahçeli’nin Askıda Buğday Uygulamasına Yanıt
Koalisyon ortağın, ittifak ortağın askıda 9 gülek buğday kampanyası başlattı. Hoş, sayın genel başkanları rahatsız, bir kez daha acil şifalar diliyorum. Aradık, bizim arkadaşlar sordular, sordurdular. Çünkü faydalı bir iş yapılıyorsa destek olalım, görünür kılalım. İç Anadolu’da aradığımız Milliyetçi Hareket Partisi il yönetimlerinin, ilçe yönetimlerinin hiçbirinin kampanyadan haberi yoktu ilk gün. ‘Genel merkeze soracağız’ dediler. Genel merkeze soruldu, bilgi yok, biz size dönelim dediler. Mesele kampanya şundan ibaret; eğer elinde buğday kaldıysa çiftçinin bu tarihte, gidilecek çiftçiden 9 gülek yani 18 kova… İki kova, 36 kilo buğday alınacak, askıya asılacak. Yoksul birisi de gidecek askıdan iki kova buğdayı alacak, kendine bir değirmen bulacak, buğdayı değirmende öğütecek, un yapacak, eve gidecek ekmek yapacak. Kampanya bu. Ama şu kadarını söyleyeyim; kampanyanın kendisi ittifak ortağının diğerini afişe etmesi, insanların olmayan buğdaya, alınıp da asılacak iki kova buğdaya, onu alıp da öğütüp un yapmaya, o undan ekmek yapmaya muhtaç hale geldiğinin itirafından başka bir şey değildir.
Seçim Öncesi Muhalefetle Görüşmeler
DEVA, Demokrat ve Saadet Partisi’nin genel başkanlarıyla görüştük. Bu hafta da Ahmet Davutoğlu, Erkan Baş, Müsavat Dervişoğlu ile görüştük. Muhalefete saldırı olduğunu ama bizim de bir ve birlikte olmamız gerektiğini bir kez daha teyit ettik. Ben kendilerine cumhurbaşkanı adayı belirleme sürecini, seçim hazırlıklarımızı anlattım. Geleceğin iktidar programına evrilecek parti programımızı anlattım. Bu dönemde karşılaştığımız yargı tacizlerini uzun uzun konuştuk. Bu noktada muhalefetin farklı renkleri, farklı tespitleri, farklı sözleri olabilir ama ortak hedef, gönlünde vatan, millet, bayrak sevgisi olan, bu ülkenin kurucu kadrolarına ve kuruluş felsefesine itirazı olmayan, bu ülkenin geleceğinin demokraside olduğunun, bu ülkenin yeniden kalkınmasının mutlaka ve mutlaka güçlü bir meclis eliyle olacağının, bu ülkenin güçlü yol yürüyüşünün mutlaka hukukun üstünlüğüne inananlar tarafından yönetilmesiyle olduğunun ve bu ülkenin 100 yıl öncesindeki gibi kurtuluşunun ve kuruluşunun bir kez daha Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde olacağının kalın çizgilerle altını çiziyoruz. Birinci parti olduğumuzun bilinciyle kimseyi geride bırakmadan, kibire kapılmadan büyük bir mücadeleyi birlikte vermeye kararlıyız.
Ümit Özdağ’ı Silivri’de ziyaret ettim. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yaptığı iş tam bir yetkisizlik. Biz söyledik kabul etmediler, Asliye Ceza Mahkemesi itiraz etti. Bunu bana değil Akın Gürlek’e sordu. Özdağ’a yapılan itibar suikastıdır.
Ahmet Özer’i, Can Atalay’ı, Tayfun Kahraman’ı, Osman Kavala’yı, Ayşe Barım’ı hepsini tek tek ziyaret ettim. Hepsinin davasında ayrı bir hukuksuzluk var. Halk TV Genel Yayın Yönetmeni hala tutuklu.
Kartalkaya Yangını
Bugün 35. gün. Ucu nereye giderse gitsin diyeler hep beraber kongreye gitti. Yangında giden canların hesabını soran yok. Görev verdikleri bilirkişi heyetinin raporuna ‘korsan’ dediler. Raporunu teslim almadılar, bunun kanıtını bulamayacağımızı söylediler. Bakın, ‘korsan’ dedikleri 7 kişilik bilirkişinin görevlendirme yazısı burada. Yazının tarihi 21 Ocak 2025. Bu 7 kişiyi görevlendiriyorlar. 3 gün uğraşıp hazırladıkları raporun teslim gününün akşamında bilirkişi üyeleri azillerini istedi. Bu bilirkişilerin utanacak hiçbir şeyi yok. Onlara korsan diyenlerin, yazdıkları raporu almayanların insan içine çıkacak durumları yok. Korsan dediğin raporun da azil yazılarının da hepsi elimizde duruyor. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç; mahkeme sürecinde bu bilirkişiler şahit olsun da her şeyi anlatsınlar da adalet bakanlığı eliyle korsan faaliyet neymiş gör.
“Sahte Alkolden Ölümler Artıyor”
Sahte alkolden ölümler artıyor. Komisyon teklif ettik reddettiler. Siyasi sebeplerle duymak istemiyorlar. 100 liralık içkinin 62 lirası vergi. Sözlerimi kesiyor, kendi grubunda dinletiyor, ‘bak rakı hesabı yapıyor’ diyor. Rakı gizlenecek, utanılacak bir şey değildir. Bu vergilerin tamamının ideolojik olması ayıptır. İçki içen suçlu değildir. Sen kimsenin yediğini içtiğini, giydiğini sorgulayacak makamda değilsin. Kimsin sen! İnsanların yaşam biçimini sorgulayamazsın. Sen vereceksen OECD ülkeleri içinde Türkiye’nin gıda enflasyonunda birinci olduğunun, gıda enflasyonunun yüzde 44 olmasının, 38 OECD ülkesindeki ortalamanın yüzde 4 olmasının hesabını ver.
Askıda Vekil Uygulaması
Benim MHP grubuna, milletvekillerine önerim şudur: Bu askıda buğday işi tutarsa biz de yürekten destekleyelim ama daha kolay bir yolu var. Askıda vicdan uygulamasını sona erdirin. Askıda vekil uygulamasını sona erdirin. Askıya koyduğunuz milletvekilliğini ve vicdanınızı alın, hep beraber bu memleketin sorunlarını konuşalım. Çiftçiye gayrisafi milli hasılanın yüzde 1’i dağıtılacakken binde ikisi dağıtılıyor. Muhalefet bunu konuşuyor, arkadaşlar askıda buğday güleği diyorlar. Askıda gülek yapalım, içine buğday koyalım, diyorlar. O yüzden gerçekten çiftçinin sorunlarını çözeceklerse bu hafta verilecek önergelere, muhalefetin her kanun görüşülürken milletten yana verdiği önergelere destek versinler. O günden sonra seçim bölgelerine rahat giderler. Tarımla çok ilgili Milliyetçi Hareket Partisi’nin milletvekillerinin seçmenlerinin yanına varamadığı, yüzüne bakamadığı bir süreci yaşadığımızı hepimiz biliyoruz. Onun için yapılacak şey askıdaki milletvekilliğini alıp sırta geçirmek, askıya bırakılan vicdanı, Tayyip Erdoğan için askıda tutulan vicdanı oradan alıp kuşanmaktan geçiyor. Eğer onu yaparlarsa bu ülkenin önünü çok hızlı bir şekilde açabiliriz. Bunun için sadece ve sadece milletvekili olduğunun ve Anayasa’ya bağlı olarak yemin edildiğinin hatırlanması yeterli olacaktır.
Ramazan Pidesine Zam
Cumartesi günü Ramazan’ın ilk günü. Eskiden bolluk ve bereket ayı olarak karşılanan Ramazan, şimdi emeklinin, asgari ücretlinin yokluk ayı, korkuyla, endişeyle bekleniyor. Geçen sene 900 liraya satılan Ramazan kolileri 1.600 liraya çıktı. Zorla 20 lira diye açıklatılan ancak fiilen 30 lira civarında satılacağını herkesin bildiği Ramazan pidesinin hesabını yapalım. Yine de açıkladıkları 20 liradan yapalım. Kızıyor ya altın hesabını bırak diye, bıraktım pide hesabı yapıyorum. 2002 yılında pidenin kilosu 2 liraydı 2002 yılında. Şu anda pidenin kilosu 80 lira. Tam 40 kat artmış. Yüzde 4 bin artış var pidenin fiyatında. 1 liraya, 1 TL’ye 200 gramlık pideden 2,5 tane alınıyordu. 2018 yılında 2,5 pideden 3/4 pideye düştük, 140 gram alınabiliyordu. Hesap böyle sanmayın. Bakın göremediğiniz yerde bu senenin pidesi var. 1 lirayla tırnak kadar pide alınıyor; 12.5 gram. Bugün pidenin kilosu 80 lira. Tayyip Bey diyor ya rakamlarla nereden nereye; Tayyip bey 1 liraya 500 gram pide almaktan 12,5 gram pide almaya…. Nereden nereye Tayyip Bey. Ramazan geliyor, nereden nereye?
Emekliler İçin Bayram İkramiyesi
Bayramda emeklilere verilecek ikramiye hala 3 bin lira. Bayram ikramiyesi verildiği ilk bayramda 6 tepsi bayram baklavası alıyordu, 1.000 lira. Bugün 3 bin lira bayram ikramiyesi 6 tepsiden 1 tepsiye düştü. Şimdi Tayyip Bey 3 bin lirayı 4 bin 500 lira yapacak diye beklenti vardı. Dün onu da gevelemeye başlamışlar. 3 bin 750 olabilir diye. Ama biz Ramazan boyunca hem pide hesabını, hem alınamayan baklavanın hesabını, dolmayan filenin, Ramazan kolisinin hesabını 81 ilde yapmaya, bu iktidarın bu milleti ne noktaya getirdiğini anlatmaya devam edeceğiz.
“Serap Yazıcı CHP’ye Geçmek İstedi”
Bir de geçmişte kendinden bir milletvekili gitmiş, dün ‘biz AK Parti’nin tek adam rejimine itiraz ediyoruz’ diye seçmenden oy toplamış, AK Parti itirazıyla propaganda yapmış, bu seçim döneminde bu Meclise AK Parti’ye itiraz üzerinden taşınmış bir sürü milletvekilini partisine katıyor. İçlerinden bir tanesi bir gün önce, 14 saat önce sadece partisinden istifa etti. O da AK Parti’ye gidiyor haberleri çıkınca akşamüstü tweet attı, ‘gördüğüm lüzum üzerine istifa ediyorum’ diye. O kongreden üç dört gün önce benim partisine yaptığım ziyarette geldi, oturdu, toplantıda beni dinledi, o partinin genel başkanını dinledi, heyetteydi, şimdi AK Parti’ye gitti. Antalya milletvekilimize gitti. ‘Tek adam rejimine itiraz benim partimde yeterli değil. Cumhuriyet Halk Partisi’ne geçmek istiyorum’ dedi. Antalya milletvekilimizle birlikte bana geldiler. Ben kendisine, ‘Partinizin bir grubu var. İstifanızla grubunuz düşebilir. Grubu düşüren olmayın. Biz o grup düşmesin diye o gruba milletvekili veren partiyiz’ dedim. ‘Partinizden ayrılsanız bile uzunca bir süre geçmeden alamayız. Çünkü biz bir başka partinin milletvekiline göz koyan bir parti değiliz’ dedim. ‘İstifa etseniz de, bize gelme iradenizi söyleseniz de ben partinizin genel başkanına bir telefon açmak, durumdan haberdar etmek zorundayım’ dedim, şahitlerin huzurunda konuştum. Bu kişi bizden gitti, sonra Adalet ve Kalkınma Partisi’ne geçti. Adalet ve Kalkınma Partisi’ne geçen kimi milletvekillerinin neler istediklerini ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin hangi ilkesel cevabı vererek reddettiğini gerekmedikçe ifade etmeyeceğim ama şunu söyleyeyim: Cumhuriyet Halk Partisi’ne katılan her milletvekili partisinden makul süre önce ayrılıp hem de seçmeni kandırmayıp aynı ittifakla, aynı yön ve yönelimde Cumhuriyet Halk Partisi’ne gelen, partinin ideallerine, partiye, partinin hedeflerine uygun hiçbir, bir zerre pazarlığın içinde olmamış vatansever kardeşlerimizdir. Hepsinin bir kez daha ellerinden öpüyorum, alınlarından öpüyorum. Siyaseti böyle yapanlarla yol yürümeye devam edeceğiz.